EKONOMİ
Yayınlanma : 01 Nisan 2026 05:50

Türkiye'de zenginler servet biriktirirken, yoksul borç batağında

Türkiye'de zenginler servet biriktirirken, yoksul borç batağında
Türkiye'de yüksek faiz oranları, zenginler ile yoksullar arasındaki farkı derinleştiriyor. Borçlu kesim, yaşam mücadelesi verirken, varlıklı bireyler servet biriktirmeye devam ediyor.

Yüksek faiz oranları, Türkiye ekonomisinde ciddi bir ayrışmaya neden oluyor. Bir yanda zengin azınlık paralarını değerlendirirken, diğer yanda geniş bir yoksul kesim borçlarıyla yaşam mücadelesi veriyor.

sempati mobilya

İKİ FARKLI EKONOMİK GERÇEKLİK

Ülke içinde büyük bir maddi uçurum oluşmuş durumda. Borçlu olan yoksul kesim, varlıklı bireylere kaynak aktarırken, banka hesaplarında toplam 26.1 trilyon liralık birikim bulunuyor. Bunun 21.5 trilyon lirası ise küçük bir varlıklı kesimin elinde. 5 milyon lira ve üzeri mevduata sahip 350-400 bin kişi, toplamda 10 trilyon lirayı aşkın bir varlığı kontrol ediyor.

YOKSUL KESİMİN SORUNLARI

Türkiye'de toplam 194 milyon banka hesabı mevcutken, bunların 175 milyonu 10 bin liranın altında birikime sahip. Bu hesapların toplam varlığı ise yalnızca 141 milyar lira. Yaklaşık 44 milyon kişi, 6 trilyonu aşan bireysel kredi ve kredi kartı borcuyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. 10.1 milyon kişi ihtiyaç kredisi, 1.6 milyon kişi konut kredisi ve 341 bin kişi taşıt kredisi borcunu ödemek için büyük bir çaba sarf ediyor. Sonuç olarak, yüksek faiz oranları ve artan borçlanma maliyetleri, yoksuldan zengine doğru bir kaynak transferine yol açıyor. Bu durum, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirirken, orta sınıfın erimesine ve yoksul sayısının artmasına neden oluyor.