Trump'ın hayali 'Altın Kart' projesi tam bir fiyasko: Sadece 338 başvuru!

Trump yönetiminin umut bağladığı 'Altın Kart' projesi, 338 başvuru ile tam bir fiyaskoya dönüştü. Yasal belirsizlikler, etik kaygılar ve düşük cazibe, projeyi hayata geçirilmeden bitirdi.
ABD yönetiminin, zengin yabancıları ülkeye çekmek amacıyla büyük umutlarla başlattığı 'Altın Kart' (Gold Card) programı, tanıtımındaki ihtişamına karşılık tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Beklenenin çok altında kalan başvuru sayıları, projenin ne kadar tutarsız olduğunu gözler önüne serdi.
Yasal Belirsizlikler ve Hukuki Endişeler
Geçen yıl duyurulan ve başkanlık kararnamesiyle hayata geçirilen bu program, yüksek yatırım bedellerine rağmen hukukçular tarafından yeterince güvenli bir liman olarak görülmüyor. Washington Post'un haberine göre, ultra zenginlere hizmet veren danışmanlar, vizenin yasal statüsündeki belirsizlikler nedeniyle müvekkillerini bu tür yatırımlardan uzak durmaları konusunda uyarıyor. Yatırım bedelinin 1 ila 2 milyon dolar arasında değişmesi, özel projeler için ise 5 milyon dolara kadar çıkması, en büyük engel olarak öne çıkıyor. Programın en kritik zayıf noktası ise yasal dayanağının sadece bir başkanlık kararnamesine dayanması. Kongre onayı bulunmayan bu vize türü, olası bir yönetim değişikliğinde programın tamamen iptal edilmesi riskini taşıyor. Bu durum, 15 bin dolarlık başvuru ücretini ödeyen adayları hem paralarını hem de oturum haklarını kaybetme endişesiyle karşı karşıya bırakıyor.
Etik Kaygılar ve Uzman Görüşleri
Trump ailesine yakınlığıyla bilinen ünlü göçmenlik avukatı Michael Wildes, Altın Kart başvurusu yapmak isteyenleri geri çevirdiğini belirterek durumu 'etik dışı' olarak nitelendirdi. Melania Trump ve Kushner ailesinin de temsilciliğini yapan Wildes, müvekkillerini korumak zorunda olduğunu vurguladı. Benzer şekilde hukukçu Rosanna Berardi de ciddi finansal riskler taşıyan bir projeyi müvekkillerine önermenin uygun olmadığını dile getirdi. Bazı yatırımcıların riskleri göze alarak sürece dahil olduğu belirtilse de, uzmanlar 'yanıltıcı reklam' uyarısında bulunuyor. Nijerya ve Pakistan gibi ülkelerden başvuru yapan az sayıda kişinin, paralarını kaybetme ihtimalini kabul ederek yola çıktığı ifade ediliyor. Avukat Mona Shah, sürecin sonunun karanlık olduğunu ve müvekkillerine bu konuda dürüst davranarak riskleri anlattığını belirtiyor.
Gerçek Rakamlar ve Programın İflası
ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından paylaşılan son veriler, hükümetin iddialı hedeflerinin aksine acı gerçeği ortaya koydu. Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in 100 milyar dolar gelir ve 80 bin vize hedefiyle sunduğu projede, toplam başvuru talebi sadece 338 kişide kaldı. İşlem ücretini ödeyen kişi sayısı ise 165 oldu. Bakanlığın mahkeme kayıtlarına sunduğu belgeler, daha önce iddia edilen '1.000 kart düzenlendi' bilgisinin de gerçekle örtüşmediğini gösterdi. Dahası, programa dair bir başka önemli detay daha gün yüzüne çıktı: Altın Kart sahipleri, sanılanın aksine vize sırasında öncelikli olmayacak. Yüksek nitelikli çalışanlara verilen EB-1 ve EB-2 vize kategorilerindeki başvuru sahipleri, Altın Kart yatırımcılarının önünde yer almaya devam edecek. Bu durum, parasıyla hızlı vatandaşlık veya oturum almak isteyen zenginler için programın cazibesini tamamen yitirmesine neden oldu.
- 19:33Yirmi yıllık sır perdesi kalkıyor: İngiltere'nin kapalı plajı halka dönüyor
- 19:24Didim'de turizm sezonu öncesi gıda denetimleri arttı
- 19:14Kurban Bayramı öncesi çiftlikte 1 ton 300 kiloluk 'Gravyer' göz kamaştırıyor
- 19:04Bursa'da araç çekme yöntemi: Halat yoksa insan devreye girdi
- 18:55Yem işletmelerinde titiz denetim: Emirdağ'da hijyen ve mevzuat kontrolü





