YAŞAM
Yayınlanma : 12 Mayıs 2026 12:01

Teknolojiye meydan okuyan usta: Hasır dokumacılığı Tire'de yaşatılıyor

Teknolojiye meydan okuyan usta: Hasır dokumacılığı Tire'de yaşatılıyor
Teknolojinin gölgesinde kalan hasır dokumacılığı, Tireli Zuhal Narin'in ustalık ve tutkusuyla yaşatılıyor. Narin, doğal malzemenin sağlığa faydalarını vurgulayarak gençleri bu kadim zanaatı sürdürmeye çağırıyor.
Teknolojiye meydan okuyan usta: Hasır dokumacılığı Tire'de yaşatılıyor

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve plastik ürünlerin yaygınlaşmasıyla unutulmaya yüz tutan hasır dokumacılığı geleneği, İzmir'in Tire ilçesinde yarım asırlık bir ustalıkla hayata tutunmaya devam ediyor. Mesleğe çocuk yaşta başlayan Zuhal Narin, doğal hasırın sağlığa faydalarını vurgulayarak, genç nesilleri bu kadim zanaatı sürdürmeye çağırıyor.

sempati mobilya

Teknolojiye meydan okuyan usta: Hasır dokumacılığı Tire\

DOĞALLIK VE SAĞLIK VURGUSU

İzmir'in Boynuyoğun köyünde büyüyen Zuhal Narin, hasır dokumacılığına 10 yaşında annesinin yanında küçük tezgahlarla adım atmış. Çocukluk yıllarını oyun yerine tezgahta geçiren Narin, bugün Tire'deki atölyesinde seccadeden çantaya, Amerikan servisinden sandalyeye kadar geniş bir yelpazede hasır ürünleri üretiyor. Narin, geçmişte her evin vazgeçilmezi olan hasırın, doğal yapısıyla nem ve rutubeti engellediğini belirtiyor. Günümüzde kullanılan plastik ürünlerin ise ucuz ve renkli olmasına karşın sağlıksız olduğunu ve 'buz gibi' bir his verdiğini ifade eden Narin, "Bizim hasırımız mikrop barındırmaz, kir tutmaz. Biz doğallığı bıraktık, hastalıklar çoğaldı" diyerek bu doğal malzemenin önemine dikkat çekiyor.

Teknolojiye meydan okuyan usta: Hasır dokumacılığı Tire\

USTA ÇIRAK ZİNCİRİ KOPMA NOKTASINDA

Bir zamanlar Boynuyoğun köyünde her evin atölyesi olduğunu ve birden fazla tezgahın aynı anda çalıştığını hatırlatan Narin, köyde bu zanaatın neredeyse tamamen yok olmasından duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Kendi çocuklarına bu sanatı öğretmesine rağmen onların farklı alanlara yöneldiğini belirten Narin, usta-çırak ilişkisinin artık kopma noktasında olduğunu vurguluyor. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde verdiği derslerle zanaatını aktarmaya çalışan Narin, "Mesleğimden gurur duyuyorum. Gençlerin bu işi sadece bir hobi olarak değil, meslek olarak yaşatmasını temenni ediyorum. Öğrenciler tezgaha oturduğunda büyük keyif alıyor ancak devamlılığı gelmiyor. Dileğim, bu güzelliğin bizden sonra da yaşaması ve yeni nesillere aktarılmasıdır" diyerek umudunu dile getiriyor.