• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma : 24 Ağustos 2026 11:51

Tekirdağ'da 200 yıllık cicim dokuma geleneği yaşatılıyor

Tekirdağ'da 200 yıllık cicim dokuma geleneği yaşatılıyor
Tekirdağ'ın Saray ilçesinde 13 kadın, 100-200 yıllık cicim dokuma motiflerini yeniden canlandırarak geleneği yaşatıyor. Motiflerin anlamları ve gelecek nesillere aktarma hedefi ön planda.
Tekirdağ'da 200 yıllık cicim dokuma geleneği yaşatılıyor

Tekirdağ'ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı Mahallesi'nde, unutulmaya yüz tutmuş cicim dokuma sanatı, 13 kadının el emeğiyle geleceğe taşınıyor. "Dokuyan Eller" topluluğu çatısı altında yaklaşık 10 yıldır devam eden çalışmalarda, geçmişte anneler ve nineler tarafından kullanılan 100 ila 200 yıllık motifler, yeniden dokuma tezgâhlarında hayat buluyor.

Tekirdağ\

Eski motifler yeni ürünlere hayat veriyor

Mahallede bir araya gelen kadınlar, sandıklardan çıkarılan geleneksel desenlerden ilham alarak çanta, heybe ve yolluk gibi el emeği ürünler üretiyor. Kurs öğreticisi Kaniye Okan, 13 kadın arkadaşıyla birlikte bu sanatı yaşattıklarını belirterek, “Annelerimizin, babaannelerimizin sandıklarından çıkardığımız eski desenlerden yola çıkarak kendi dokuduğumuz ürünlere ilham alıyoruz. Burada cicim dokuma tekniğiyle çantalarımızı, heybelerimizi dokuyoruz” dedi.

Tekirdağ\

Her motifin derin bir anlamı var

Dokumalarda kullanılan motiflerin sadece süsleme amaçlı olmadığını vurgulayan Okan, her desenin geçmişten gelen farklı bir anlamı olduğunu açıkladı. Okan, “100 yıl önce, 200 yıl önce annelerimizin, ninelerimizin dokuduğu motifler var. Pıtrak, koçboynuzu, zikzak şeklindeki suyolu ve göç yolları gibi motiflerin hepsinin anlamları var” diye konuştu. Pıtrak motifinin nazardan koruduğuna, eli belinde motifinin doğurganlık ve bereketi simgelediğine, üç güller motifinin sevinç ve özlemi ifade ettiğine ve buzlu bardak motifinin huzur ve mutluluğu simgelediğine değindi.

Tekirdağ\

Gelecek nesillere aktarma hedefi

Koçboynuzu motifinin bereket ve güç sembolü olduğunu, su yolu motifinin ise bedensel ve ruhsal sağlık ile saflığı ifade ettiğini belirten Okan, “Su yolu dediğimiz var ya, sanki bu dereden su akıyor ya böyle, o akışı hissediyoruz biz dokurken. Öyle bir rahatlama oluyor. Keşke herkes merak edip bu dokuma sanatını öğrense. Keşke biz bunu nesilden nesile yaşatsak” ifadelerini kullandı. Okan, bu sanatın gelecek kuşaklara, özellikle öğrencilere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, “Keşke biz bunu okuldaki öğrencilere öğretsek. Belki de bizden sonra onlar yaşatacak bu sanatı. Herkese açık burası. Biz buraya herkesi davet ediyoruz” dedi. Küçükyoncalı'da devam eden bu çalışmalar, hem unutulmaya yüz tutmuş bir el sanatını yaşatıyor hem de kadın emeğini üretime dönüştürüyor. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri de atölyeyi ziyaret ederek kadınların çalışmalarını inceledi.

Tekirdağ\Tekirdağ\Tekirdağ\Tekirdağ\