Sivas'ta ata tohumu kuru fasulye üreticisi geleneksel yöntemlerle üretimini sürdürüyor

Sivas'ın Zara ilçesinde Enes Dursun Yılmaz, ata tohumu Ütük fasulyesini 10 yıldır geleneksel yöntemlerle, ilaçsız olarak üretiyor. Yılmaz, kendi tasarladığı eleme makinesiyle fasulyeleri boylarına göre ayırıyor.Sivas'ta ata tohumu kuru fasulye üreticisi geleneksel yöntemlerle üretimini sürdürüyor
Sivas'ın Zara ilçesine bağlı Ütük köyünde 10 yıldır geleneksel yöntemlerle ata tohumu kuru fasulye yetiştiriciliği yapan Enes Dursun Yılmaz, modern üretim tekniklerine alternatif oluşturuyor.

ATA TOHUMU ÜRETİMİ
Doğal üretimin insan sağlığına faydalarına inanarak ve lezzetin doğallıkta olduğunu savunarak Yılmaz, ürettiği kuru fasulyeleri yüz yıllık, eski usul savurma makinesinde otundan ayıklıyor ve kendi ürettiği eleme makinesinde büyüklüklerine göre ayırıyor. Ütük fasulyesi olarak bilinen şeker cinsi kuskus fasulyeleri, ilaçsız ve doğal üretim teknikleriyle yetiştirilip hasat ediliyor. Ürünler açık alanda kurutulduktan sonra manuel mekanizmalı savurma makinesinde otundan ayrıştırılıyor. Son olarak, daha önce manuel kolla çalıştırılan ve sonrasında bisiklet jantına eklenen elektrikli düzenekle desteklenen kendi imalatı eleme makinesinde boylarına göre ayrıştırılıp paketlenerek tüketime hazır hale getiriliyor.

GELENEKSEL MAKİNELERİN KULLANIMI
Geleneksel yöntemlerle yılda bir ton mahsul elde ettiklerini belirten Enes Dursun Yılmaz, "Fasulye savurmak için kullandığımız bu makine yaklaşık yüz yıllık. Atıl bir şekilde duruyordu. Yaklaşık 8 yıl önce bunu tamir ettik. Kuru fasulye çıkarma işlerinde savurma makinesi olarak kullanıyoruz. Dövülmüş fasulye otlarını denesinden ayırmak için kullanıyoruz. Şuan bu makinelerin yerlerine patos kullanılıyor. Ürün olarak savurma makinesi daha temiz çıkarıyor. Patosta kırma riski oluyor, fasulyeleri kırıyor. Bunda kırma sorunu yok, fakat savurma makinesinin bir zorluğu fasulyeyi iyice harman edip, dövüp, tanesi ayrıldıktan sonra ancak savrulabiliyor ama patosta öyle bir şey yok. Patosta direkt makineye atıyorsun tanesini ayıyor. Bunda önce dövme işleminden geçiriyoruz, ondan sonra bundan savuruyoruz, tanesini ayırıyoruz" dedi.

ÜRETİCİNİN HİKAYESİ VE SORUNLARI
10 yıldır kuru fasulye üreticiliği yaptığını ifade eden Yılmaz, "2017’de emekli olduktan sonra kuru fasulye ekmeye başladım. Geleneksel yöntemlerle ekiyoruz. Tohumumuz eski tohum, ata tohumu. Ütük fasulyesi diğer adıyla yerel adıyla, kuskus fasulyesi diye aslında Türkiye’de şeker fasulyesi diye bilinir ama bizim burada kuskus fasulyesi derler. İri, beyaz, yuvarlak ata tohumu. Yaklaşık 10 yıldır ekiyorum. Ayıklaması, küçüğüne, büyüğüne ayırmak için yaklaşık beş yıl önce bu eleme makinesini, boylama makinesini kendim tasarladım, yaptık kardeşimle beraber. 5 yıldır kullanıyoruz. İri fasulyeyle küçük fasulyeyi birbirinden ayıran bir eleme makinesi. Manueldi, geçen sene buna bir elektrik dinamosu taktık. Elektrik motoru daha doğrusu. Daha önce manuel, elle, kolla çalıştırıyorduk makineyi. Şimdi elektrikli motor taktık. Onunla çalıştırıyoruz" diye konuştu. Yıllık kendisinin 1 ton, kardeşinin ise 5 ton civarı üretim yaptığını söyleyen Yılmaz, "Ürünümüzü pazarlarsak daha iyi olacak. Fasulye işi çok meşakkatli bir iş. Ekmesi, çapası, yılda en az 10 kere, haftada bir sulanması, olum işi, kurutması, çıkarması bayağı bir meşakkatli bir iş ama iş sona erdi miydi rahatlıyoruz" dedi. Zara Ziraat Odası Başkanı Zeki Şimşek ise açıklamasında, "Ütük köyüne geldik, çok hasatı zor olan bir ürünü yerinde hasat yaptık, gördük. Ütük fasulyesi, bizim de çocukluğumuzdan beri yakın komşu köyümüz olduğu için bildiğimiz çok kıymetli bir fasulye. Tamamen doğal, kendi halinde, kendi bahçelerinde gübresiz, ilaçsız yetişen bir ürün. Az önce sahada gördük. Vatandaşlar kendi çabalarıyla sistem kurmuşlar. Eski, çocukluğumuzda olan dövenle sürdüğümüz, harman savurduğumuz harman makinesiyle savurumunu yapıyorlar. Boy boy ayrımını, elemesini yapıyorlar. Kıymetli bir ürün olduğunu duysak da ülkeye açılmamış. Çiftçilerimizin sıkıntısı Pazarlamada. Eskisi gibi de değil. Az önce aldığımız bilgiye göre dört ton üreten çiftçimiz var, bir ton üreten çiftçimiz var. Diğer çiftçilerimiz de aynı şekilde üretiyorlar. Bunun pazarlamasında Türkiye’ye, İstanbul’a, Ankara’ya, genelde de Sivaslı olan gurbetçilere duyurulur. Bir alan, lezzetini, kıymetini anladığında pazarlaması kendi halinde açılacağından eminiz" şeklinde konuştu.
- 12:47EGİAD'dan iş dünyasına yapay zeka hamlesi: Teoriden pratiğe geçiş!
- 12:37İzmir'de kentsel dönüşüm mağdurları, CHP yönetimini protesto etti
- 12:27Köyceğiz BİLSEM'den sanat alanında üç bildiri kabul edildi
- 12:17Datça'da kadın üreticilerden çağla turşusu ile ekonomik hamle
- 12:1323 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkusu 18 Nisan’da Oasıs Bodrum’da




