SAĞLIK
Yayınlanma : 25 Şubat 2026 04:41

Rahim ağzı kanserinden korunmanın yolu aşıdan geçiyor: Uzmanlar uyarıyor

Rahim ağzı kanserinden korunmanın yolu aşıdan geçiyor: Uzmanlar uyarıyor
Prof. Dr. Edibe Pirinçci, rahim ağzı kanserinden korunmada HPV aşısının önemini vurguladı. Aşı takvimini ve Türkiye'deki ücretsiz tarama programlarını anlatan Pirinçci, erken tanının hayat kurtardığını belirtti.

Fırat Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Edibe Pirinçci, rahim ağzı (serviks) kanserinden korunmada aşının büyük önem taşıdığını vurguladı. Pirinçci, "Kız çocukları 9-11 yaş grubunda HPV aşısı ile aşılanması gerekiyor. Ayrıca 14-20 yaş arasındaki kız çocuklarının 1 ya da 2 doz HPV aşısı ile 20 yaş ve üzerindeki kadınların ise 6 ay arayla 2 doz şeklinde aşılanması öneriliyor" dedi.

teknik yapı

HPV ENFEKSİYONU RİSKİ VE BELİRTİLERİ

Pirinçci, rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden birinin HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu olduğunu belirtti. HPV'nin yaklaşık 200 farklı tipinin bulunduğunu ve bazılarının kansere yol açabildiğini ifade etti. Hastalığın genellikle yavaş ilerlediğini ve erken evrelerinde belirgin şikayetlerin görülmediğini aktardı. İlerleyen dönemlerde vajinal kanama, anormal vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kanama ile menopoz sonrası kanama gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

AŞILAMA VE TARAMA PROGRAMLARI

Rahim ağzı kanserinden korunmada aşının hayati önem taşıdığını yineleyen Prof. Dr. Pirinçci, aşı takvimini detaylandırdı. Bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaç kullanan kişilerde ise 2 veya 3 doz aşılama yapılabileceğini ekledi. Türkiye'de rahim ağzı kanseri taramalarının Sağlıklı Hayat Merkezleri ve KETEM aracılığıyla ücretsiz olarak yapıldığını hatırlattı. 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV DNA testi uygulanmasının önerildiğini ve bu testin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tarama programları kapsamında yapılan smear testi ile kanser öncüsü lezyonların araştırıldığını, HPV DNA testi ile de virüs tipinin belirlendiğini vurguladı. Sigara içenler, çok eşliler, düşük sosyoekonomik düzeye sahip bireyler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin daha yüksek risk taşıdığını ve bu grupların önceliklendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.