Prof. Dr. Demir: Gıda hakkı bir zorunluluktur, küresel kriz kapıda

Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim krizi ve diğer faktörlerin gıda hakkını tehdit ettiğini belirterek, dünya nüfusunun yarısının aç veya yetersiz beslendiğini ve acil tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, "Dünya Gıda Günü" dolayısıyla küresel gıda krizine dikkat çekti.
GIDA HAKKI TEHDİT ALTINDA
Prof. Dr. Demir, küresel iklim krizi, savaşlar ve ekonomik dengesizliklerin gıda hakkını tehdit eden en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. "Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için gıda hakkı artık sadece bir hedef değil, bir zorunluluktur" diyen Demir, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50'sinin ya aç ya da yetersiz beslendiğini belirtti. Dünya Gıda Programı'na göre ise 1 milyondan fazla insanın her gece aç yattığını ifade etti. Bu durumun büyük bir çelişki olduğunu, zira dünya çiftçilerinin herkesi doyuracak kadar üretim yapabildiğini söyledi.
İKLİM KRİZİ VE TARIMSAL RİSKLER
İklim değişikliğinin gıda üretimini etkileyen en ciddi tehditlerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, sürdürülebilir tarım politikalarının ertelenemeyeceğini vurguladı. Kuraklık, hızlı nüfus artışı, göçler, israf ve zoonotik hastalıklar gibi risklerin gıda üretimi ve tüketiminin önündeki en büyük engeller olduğunu dile getirdi. Dünya nüfusunun 2050'de 10 milyara ulaşmasının beklendiğini, Türkiye'nin ise 2040'ta 100 milyonu aşacağının öngörüldüğünü hatırlattı. Bu nedenle bugünden alınacak tedbirlerin gelecekteki gıda güvenliğini belirleyeceğini söyledi. Yaşanan kuraklık, don, dolu ve fırtına gibi olayların tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını ve üretimin miktar, nitelik ve kalitesini düşürdüğünü ifade etti. Tarımsal üretim planlamasının iklim riskleri göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini belirtti.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM SİSTEMİ VURGUSU
Demir, gıda üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması için teknolojik ve yapısal dönüşümün önemine değindi. Türkiye'nin dünyanın dokuzuncu büyük tarım ürünleri üreticisi olduğunu ve tarım sektörünün ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin hızla kapalı sistem sulamaya geçmesi ve akıllı tarım uygulamalarını benimsemesi gerektiğini vurguladı. Bu dönüşümün hem çevresel bir zorunluluk hem de ekonomik bir gereklilik olduğunu belirtti. Açıklamasının sonunda, her insanın sağlıklı ve yeterli beslenme hakkı olduğunu hatırlatarak, kuraklığa dayanıklı tohumlar, damla sulama sistemleri, agroekoloji ve permakültür gibi sürdürülebilir yaklaşımların yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Kırsal yaşamın cazip hale getirilmesi ve gençlerin tarıma dönmesi için eğitim ve finansal desteklerin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Gıda güvenliğini, çiftçilerin emeğini ve geleceği korumak için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini, aksi takdirde yarının çok geç olabileceğini ifade etti.
- 04:11Barış Atay, sahnelere geri döndü: Ecem Özkaya ile yemek yedi
- 04:01Barselona'da şaşırtan dönüşüm: Yıkılacak binalar, araçsız yeni mahalle!
- 03:51Serenay Sarıkaya, babası Mustafa Sarıkaya'yı sosyal medyada paylaştı
- 03:41ABD Kongresi'nde taciz iddiaları ortalığı karıştırdı: İki isim görevden ayrıldı
- 03:31Kredi kartı ile borç kapatma yöntemi: Uzmanlardan uyarılar





