• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
  • yk 29 ağostıs
DÜNYA
Yayınlanma : 26 Ağustos 2026 22:08

Porto Riko'da firavun fareleri kuduzun başlıca taşıyıcısı

Porto Riko'da firavun fareleri kuduzun başlıca taşıyıcısı
Porto Riko'da firavun fareleri kuduzun yayılmasında önemli bir rol oynamakta. Sağlık Bakanlığı, bu farelerle temastan kaçınılmasını öneriyor.

Günümüzde firavun fareleri, Porto Riko’nun çeşitli yaşam alanlarında yayılmış durumda. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine (CDC) göre bu fareler, adadaki kuduz virüsünün doğal taşıyıcıları arasında yer alıyor. İnsanlarla veya evcil hayvanlarla temasa geçen firavun farelerinde kuduz riski oldukça yüksek. Porto Riko Sağlık Bakanlığı, adanın tamamında kuduzun endemik olduğunu belirterek, firavun fareleriyle temastan kaçınılmasını öneriyor.

Porto Riko\

Yüzyıl süren sorun

Sorunun kökeni yaklaşık 150 yıl öncesine dayanıyor. Şeker kamışı üreticileri, tarlalardaki farelerin zararını azaltmak amacıyla Hindistan kökenli firavun farelerini Porto Riko’ya getirmişti. Ancak, farelerin gece aktif olmaları ve firavun farelerinin gündüz avlanmaları, iki türün karşılaşmasını beklenenden çok daha az hale getirdi ve fare sorunu istenen şekilde çözülemedi.

İstilacı türlerin etkisi

Firavun fareleri, yeni ortamlara hızla uyum sağladı ve fare bulamadıklarında kuşlar, sürüngenler, amfibiler ve küçük hayvanlarla beslenmeye başladılar. Hızlı üreme yetenekleri de sayılarını artırdı. Zamanla, yerli türler üzerinde ciddi baskı oluşturan bir istilacı popülasyon ortaya çıktı. CDC’nin güncel değerlendirmesine göre, firavun fareleri Porto Riko'da kuduzun önemli rezervuarı olarak kabul ediliyor. ABD Tarım Bakanlığına bağlı araştırmacılar, bu sorunu kontrol altına almak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Araştırmalar arasında firavun farelerine ağızdan verilebilecek kuduz aşıları ve aşı içeren yemlerin geliştirilmesi bulunuyor. Bazı bölgelerde ise doğrudan nüfus kontrolü uygulamaları gerçekleştiriliyor, örneğin El Yunque Ulusal Ormanı'nda tuzaklama çalışmaları yapılmakta. Başlangıçta farelerle mücadele amacıyla başlatılan biyolojik mücadele, zamanla bambaşka bir probleme dönüşmüş durumda.