DÜNYA
Yayınlanma : 14 Mart 2026 08:39

Petrol bitti, uranyum savaşı kapıda: Ordos Çölü'nde 30 milyon ton 'atom kurtarıcı' hazır

Petrol bitti, uranyum savaşı kapıda: Ordos Çölü'nde 30 milyon ton 'atom kurtarıcı' hazır
Çin, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle enerji bağımsızlığı için uranyum madenciliğine ve yeni teknolojilere milyarlarca dolar yatırıyor.

Orta Doğu'daki savaş, küresel petrol tedarik zincirlerini olumsuz etkilerken, Çin yeni bir enerji stratejisiyle 21. yüzyılın denklemini değiştirmeyi hedefliyor.

teknik yapı

URANYUM İTHALATI VE BAĞIMSIZLIK

Halihazırda 50'den fazla nükleer reaktöre sahip olan Pekin yönetimi, ihtiyaç duyduğu uranyumun %70'ini yurt dışından karşılıyor. Enerji bağımsızlığını sağlamak amacıyla uranyum madenciliği, çöl rezervleri ve okyanus teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyor. Xi Jinping'in tanımladığı enerji darboğazına karşı, Çin’in nükleer stratejisi birçok yeni reaktör inşasını ve uranyum tedarik zincirinin güvence altına alınmasını içeriyor.

ÇİN'İN STRATEJİK ADIMLARI

2024 sonuna kadar 58 ticari nükleer santrali faaliyette olacak ve 27'si inşaat aşamasında. Ancak, 2023 yılında yerli uranyum üretimi yalnızca 1.700 tonken, ithalat 22.000 tonu buluyor. Bu dışa bağımlılık, olası bir kriz anında büyük riskler taşıyor. Çin, bu durumu aşmak için finansal güç sağlamak, Ordos Çölü'ndeki uranyum yataklarını değerlendirmek ve deniz suyundan uranyum ayrıştırma teknolojisini geliştirmek gibi stratejik adımlar atıyor.

YENİ TEKNOLOJİLER VE GELECEK PLANLARI

Çin, sadece uranyumla kalmayıp, dünya kabuğunda uranyumdan üç kat daha fazla bulunan Toryum elementiyle de çalışmalar yapıyor. Gansu eyaletinde TMSR-LF1 reaktörünü devreye sokan Çin, nükleer enerjiyi elektrik dışında petrokimya sanayisinde de kullanmayı amaçlıyor. Bu stratejiler, enerji bağımsızlığını artırma ve gelecekteki enerji ihtiyaçlarını karşılama konusunda büyük önem taşıyor.