• ceylan hafriyat
OTOMOTİV
Yayınlanma : 19 Ekim 2026 18:58

Otomotiv teşvikleri AB'de Türkiye'yi dışarıda bıraktı

Otomotiv teşvikleri AB'de Türkiye'yi dışarıda bıraktı
Almanya ve Fransa, otomotiv teşviklerinde Türkiye'yi dışarıda bırakarak AB'nin 2035 içten yanmalı motor yasağını esnetti. Üreticiler belirlenen emisyon hedeflerine uymaları halinde yeni benzinli ve dizel araç satmaya devam edebilecek.

Almanya ve Fransa, Avrupa Birliği'nin (AB) otomotiv sektörüne yönelik devlet teşvikleri konusunda Türkiye'yi kapsam dışı bırakma ve 2035 içten yanmalı motor yasağını esnetme konusunda anlaştı. Bu uzlaşma henüz yürürlüğe girmese de, AB onay sürecinin tamamlanması bekleniyor.

Teşviklerde AB ve İngiltere önceliği

Fransa'nın talepleri doğrultusunda, teşviklerin yalnızca AB ülkeleri, Birleşik Krallık ve Avrupa Ekonomik Alanı'nda üretilen araçlarla sınırlı kalması öngörülüyor. Daha önce Almanya, Türkiye ve Fas gibi önemli üretim merkezlerinin de desteklerden faydalanmasını savunuyordu. Ancak varılan anlaşmayla Türkiye'nin yanı sıra Japonya ve Güney Kore de teşvik kapsamı dışına alındı.

Emisyon hedeflerinde esneklik

İki ülkenin ortak önerisi, otomobil üreticilerinin 2035'ten itibaren ortalama emisyonlarını yüzde 100 yerine yüzde 90 azaltmasını yeterli görüyor. Bu sayede üreticiler, belirlenen emisyon sınırlarına uydukları takdirde 2035 sonrasında da yeni benzinli, dizel ve hibrit araç satışı yapabilecek. Ayrıca, üretimde Avrupa menşeli yeşil çelik ve alüminyum kullanan firmalara emisyon hesaplamalarında avantaj sağlanması planlanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu uzlaşmanın içten yanmalı motor yasağının tarihe karışması anlamına geldiğini belirtti. AB'nin 2022'de aldığı ve 2035'ten itibaren sıfır emisyonlu yeni otomobillerin satışını zorunlu kılan karar, sektördeki ekonomik baskılar nedeniyle yeniden değerlendiriliyordu. Japon üretici Toyota, anlaşmanın Türkiye ve Japonya gibi ticaret ortaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesini savunurken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat Türkiye'nin AB'nin planlarına dahil edilmesi gerektiğini ve dışlanmanın her iki tarafın ekonomisine zarar vereceğini vurgulamıştı.