Çin'de "göksel çukur" anlamına gelen "tiankeng" olarak bilinen devasa obruklardan birinin tabanında, bilim dünyasının daha önce keşfetmediği el değmemiş bir ormanlık alan tespit edildi. Mayıs 2022'de Leye ilçesinde belirlenen 306 metre uzunluğunda, 150 metre genişliğinde ve 192 metre derinliğindeki bu obruğun dibine inen araştırma ekibi, 40 metreye ulaşan ağaçlar ve yoğun bir bitki örtüsüyle karşılaştı. Keşif heyeti başkanı Chen Lixin ve Çin Jeolojik Araştırmalar Kurumu uzmanları, bu dik yamaçlarla çevrili alanlarda henüz tanımlanmamış yeni bitki ve hayvan türlerinin bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
İzole yaşam alanları inceleniyor
Bu tür jeolojik oluşumların incelenmesi yeni bir gelişme değil. Çin Bilimler Akademisi Guangxi Botanik Enstitüsü'nden Tang Jianmin, 2016'da yaklaşık 600 metre derinliğindeki Dashiwei Tiankeng'e inerek, dinozorlar dönemine uzanan kökleriyle nesli tehlike altındaki bitki türlerini gözlemlemişti. Jianmin'in UNESCO Courier dergisinde yayımlanan bulguları, bu derin çukurların dış etkenlerden izole edilmiş, kendine özgü yaşam alanları sunduğunu ortaya koydu.
Bitki büyümesinin sırrı çözüldü
Bilim insanları, kısıtlı güneş ışığına rağmen bu bitki örtüsünün nasıl gelişebildiğini 2024 yılında Chinese Journal of Plant Ecology dergisinde yayımlanan bir araştırmayla aydınlattı. Toplam 64 bitki türünün incelendiği çalışmada, obruk tabanlarındaki bitkilerin yapraklarında azot, fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi mineral besinleri diğer ekosistemlere kıyasla çok daha yüksek oranlarda barındırdığı ve bu sayede hızlı bir büyüme sağladığı tespit edildi. Milyonlarca yıl süren jeolojik süreçlerde, kireç taşı gibi çözünebilir kayaların yeraltı sularıyla aşınması ve oluşan mağara tavanlarının çökmesiyle meydana gelen bu obruklar, nemli mikroiklimleriyle canlılar için doğal sığınaklar oluşturuyor. Dünya genelindeki yaklaşık 300 tiankeng'in üçte ikisi Çin'de bulunurken, Guangxi bölgesi tek başına küresel sayının %30'unu barındırıyor. Tang Jianmin ve ekibi, bölgede koruma altındaki 72 yabani bitki türü belirlemiştir. Ancak uzmanlar, bu hassas ekosistemlerin artan turizm ve yeraltı sularının zarar görmesi gibi insan kaynaklı tehditlere karşı bütüncül bir koruma çağrısında bulunuyor.








