DÜNYA
Yayınlanma : 03 Mayıs 2026 05:34

Nissan, ABD'deki elektrikli araç yatırımını iptal etti: Pazarın gerçekleriyle yüzleşme zamanı

Nissan, ABD'deki elektrikli araç yatırımını iptal etti: Pazarın gerçekleriyle yüzleşme zamanı
Nissan, ABD pazarındaki elektrikli araç talebinin beklenenden düşük olması nedeniyle önemli bir yatırımını iptal etti. Bu durum otomotiv sektöründeki zorlukları gözler önüne serdi.

Otomotiv sektöründe elektrikli araçlara geçiş süreci hızla devam ederken, bazı büyük üreticiler pazarın zorlu koşulları karşısında planlarını yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor. Nissan'ın, ABD'deki elektrikli araç üretim planını rafa kaldırması, bu dönüşüm sürecinin ne denli sıkıntılı olabileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.

teknik yapı

ABD PAZARINDAKİ TALEP DÜŞÜYOR

Japon otomotiv devi Nissan, Mississippi eyaletindeki Canton tesisinde hayata geçirmeyi planladığı elektrikli araç üretim hattı projesini iptal ettiğini açıkladı. Bu beklenmedik kararın arkasında, ABD pazarında elektrikli otomobillere olan talebin beklentilerin altında kalması yatıyor. Özellikle geçen yıl sona eren yeşil araç teşviklerinin ardından, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisinin azaldığı gözlemleniyor. Nissan, bu nedenle Canton fabrikasında üretim hedeflediği iki yeni elektrikli SUV modelinin projesini iptal ederek, daha fazla talep gören benzinli araçların üretimine odaklanma kararı aldı. İptal edilen bu yatırımın 2028 sonu veya 2029 başında faaliyete geçmesi planlanıyordu.

SEKTÖREL ZORLUKLAR KÜRESEL OLARAK HİSSEDİLİYOR

Nissan'ın yaşadığı bu zorluklar, yalnızca kendisiyle sınırlı kalmadı. Bir diğer Japon otomotiv üreticisi Toyota da, küresel satışlarında önemli bir düşüşle karşı karşıya. Mart ayı verilerine göre, Toyota'nın dünya genelindeki toplam satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %7,3 oranında azalarak 897 bin 871 adede geriledi. Bu düşüş, özellikle Orta Doğu pazarındaki daralma ve şirketin üretim süreçlerindeki model geçişlerinden kaynaklanıyor. Bu durum, küresel otomotiv endüstrisinin elektrikli dönüşüm sürecinin ne denli kırılgan bir yapıya sahip olduğunu ve piyasa koşullarının üreticilerin stratejilerini hızla değiştirebileceğini gözler önüne seriyor.