Tarım arazilerini yaban hayatından korumak için uygulanan yenilikçi bir yöntem, hem çiftçilere gelir kapısı aralıyor hem de bölgedeki fillerin yerleşim alanlarına yaklaşmasını engelliyor. Narenciye ağaçlarının keskin kokusu ve dikenli yapısı, fillerin tarım alanlarına girmesini önlerken, yetişen meyveler de çiftçiler için ek bir kazanç kaynağı oluşturuyor.

Fillerin uzak tutulmasında narenciyenin rolü
Batang Nilo Kadın Orman Çiftçileri Grubu'nun öncülük ettiği bu yöntemde, narenciye ağaçları tarım alanlarının etrafına sıra halinde dikilerek adeta canlı birer bariyer oluşturuluyor. Örneğin, bir çiftçi olan Ernita ve eşi, 1,5 hektarlık yağ palmiyesi tarlalarının çevresine yaklaşık 600 adet narenciye ağacı dikmiş durumda. Portakal, limon ve misket limonu gibi beş farklı narenciye türünün kullanıldığı bu ağaçlar, yaklaşık 1,5 metre aralıklarla yerleştiriliyor. Çiftçilerin gözlemlerine göre, bu ağaçların yaydığı güçlü koku ve dikenler, fillerin bu alanlara girmesini engelliyor.
Ek gelirin yanı sıra koruma sağlandı
Ernita, bu yöntem uygulanmadan önce fillerin tarlalarına girerek yağ palmiyesi meyvelerini yediğini ve hatta bazı ağaçları defalarca yeniden dikmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Yaklaşık üç yıldır uygulanan narenciye bariyeri sayesinde ise fillerin tarlalara zarar vermediği belirtiliyor. Bu durum, hem ürün kaybını önlüyor hem de narenciye meyvelerinin satılmasıyla çiftçilere ek bir gelir sağlıyor. Tesso Nilo Milli Parkı, Sumatra fillerinin önemli yaşam alanlarından biri olmasına rağmen, ormanlık alanların daralması nedeniyle filler yiyecek bulmak için yerleşim yerlerine yöneliyor. Bu proje, hayvanlarla insanlar arasındaki çatışmayı azaltmayı hedefliyor.
Doğaya duyarlı bir yaklaşım
Projeyi destekleyen Tesso Nilo Milli Parkı Vakfı, sadece fillerin tarlalardan uzaklaştırılmasıyla yetinmiyor. Ormanlık alanların farklı bölümlerine fillerin beslenebileceği jackfruit, cempedak ve petai gibi meyve ağaçları da dikiliyor. Bu kapsamlı yaklaşım, hem çiftçilerin geçim kaynaklarını korumayı hem de yaban hayatının doğal dengesini gözetmeyi amaçlıyor. Böylece, fillerin zarar görmeden yaşam alanlarına geri dönmeleri ve çiftçilerle olan olası çatışmaların en aza indirilmesi hedefleniyor.







