• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
ÇEVRE -YAŞAM
Yayınlanma : 11 Ağustos 2026 16:26

Milas kıyılarında deniz çayırları için umut veren sonuç: Rehabilitasyonda yüzde 90’ın üzerinde başarı

Milas kıyılarında deniz çayırları için umut veren sonuç: Rehabilitasyonda yüzde 90’ın üzerinde başarı
8 hektarlık çalışma alanında yürütülen projede taşınan 200’ü aşkın deniz çayırı öbeğinin yüzde 90’dan fazlasının yaşamını sürdürdüğü, dikilen 1.300 fidenin ise yaklaşık yüzde 70’inin tutunduğu belirlendi.
Milas kıyılarında deniz çayırları için umut veren sonuç: Rehabilitasyonda yüzde 90’ın üzerinde başarı

Milas kıyılarında üç yılı aşkın süredir devam eden Posidonia oceanica koruma ve rehabilitasyon projesinin akademik final raporu tamamlandı. 8 hektarlık çalışma alanında yürütülen projede taşınan 200’ü aşkın deniz çayırı öbeğinin yüzde 90’dan fazlasının yaşamını sürdürdüğü, dikilen 1.300 fidenin ise yaklaşık yüzde 70’inin tutunduğu belirlendi.

 


MİLAS – Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından Doğu Akdeniz Üniversitesi iş birliği ve Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün izin ve koordinasyonunda yürütülen Posidonia oceanica (deniz çayırı) Koruma ve Rehabilitasyonu Projesi, üç yılı aşkın bilimsel izleme sürecinin ardından önemli sonuçlarla tamamlandı.

 

 

2023 yılında başlayan proje kapsamında, Milas kıyılarında yaklaşık 8 hektarlık alanda deniz çayırlarının korunması, zarar gören alanların yeniden kazanılması ve Akdeniz kıyılarında uygulanabilecek bilimsel rehabilitasyon yöntemlerinin geliştirilmesi hedeflendi.

Projenin final raporunda, farklı yöntemlerle taşınan 200’den fazla deniz çayırı öbeğinin yüzde 90’ından fazlasının sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğü tespit edildi. Aynı çalışma alanına farklı yöntemlerle dikilen 1.300 deniz çayırı fidesinin ise yüzde 70’inin tutunduğu belirlendi.

Sonuçların, özellikle deniz çayırlarının başka alanlara taşınması ve yeniden yerleştirilmesi konusunda önemli bilimsel veriler ortaya koyduğu ifade edildi.

 

8 hektarlık alanda üç yılı aşkın bilimsel takip

 

Proje boyunca deniz çayırlarının yalnızca dikilmesi ya da taşınmasıyla yetinilmedi. Uygulanan yöntemlerin başarısı, üç yılı aşkın süre boyunca düzenli bilimsel gözlemler ve su altı çalışmalarıyla takip edildi.

Proje kapsamında farklı transplantasyon yöntemleri uygulanarak hangi yöntemin deniz çayırlarının doğal yapısının korunması açısından daha başarılı olduğu araştırıldı.

Çalışmalar sırasında su altı görüntüleme sistemleri ve su dronu kullanılırken, dalgıçlar tarafından da belirli aralıklarla doğrudan gözlem ve kontroller gerçekleştirildi.

Projenin sonuçlarıyla birlikte, Milas kıyılarında elde edilen deneyimin Akdeniz’in farklı bölgelerinde yürütülebilecek deniz çayırı rehabilitasyon çalışmalarına da bilimsel katkı sunabileceği belirtildi.

“Deniz çayırları çok kıymetli canlılardır”

 

 

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, projenin kamu, üniversite ve özel sektörün ortak çalışmasıyla yürütüldüğünü belirterek, üç yıllık çalışmanın sonunda elde edilen sonuçların son derece değerli olduğunu söyledi.

Baydar, projede iki farklı yöntem üzerinde çalışma yapıldığını belirterek şöyle konuştu:

“Burada iki türlü çalışma yapıldı. Bir yerde üretilen 200 adet deniz çayırı getirildi. Onların yaşayıp yaşamayacağı, tutup tutmayacağı, ilave olarak da 1.300 adet fide dikildi. Hocamızın kontrolünde defalarca dalarak 3 yılın sonunda elde ettiğimiz sonuç çok kıymetliydi. Yüzde 90’ın üzerinde bu çayırların yaşadığı, varlığını sürdürdüğü görüldü.”

Deniz çayırlarının deniz ekosistemi açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Baydar, bu alanların yalnızca bitki örtüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Baydar, “Deniz çayırları çok kıymetli canlılardır. Su ürünleri için yaşam alanı, üreme alanı ama aynı zamanda deniz çayırları çok büyük karbon yutak alanıdır. Aynı zamanda denize ve doğaya oksijen salınımı yapan çok önemli bir kaynaktır” dedi.

Deniz çayırlarının suyun temizlenmesi ve filtrelenmesinde de önemli rol oynadığını ifade eden Baydar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Deniz çayırları suyu temizleyen, filtreleyen, turizmin gelişmesini sağlayan çok özel bitkilerdir.”

 

 

“Dünya literatürüne girecek bir başarı”

 


 

Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdürü Ahmet Eyidoğan ise projenin başlangıç noktasında bölgedeki deniz çayırlarının özelliklerinin ve yaşam alanının bilimsel olarak incelendiğini belirtti.

Eyidoğan, akademik çalışmalar sonucunda bölgenin Posidonia oceanica’nın gelişimi açısından uygun bir habitat olduğunun ortaya konulması üzerine rehabilitasyon çalışmasının başlatıldığını söyledi.

Projenin finansmanını üstlendiklerini belirten Eyidoğan, kamu, üniversite ve özel sektörün bir araya gelmesinin önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Eyidoğan şöyle konuştu:

“Her şeyden önce endemik tür olduğunun farkına ve bilincine vardık. Bu bölgede deniz çayırlarının büyüyebilmesi için uygun bir habitat olduğu yapılan akademik çalışmalarda ortaya çıkınca böyle bir çalışma başlattık. Buna finansör olduk, kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle burada çok ciddi başarı yakaladık.”

Elde edilen sonuçların uluslararası bilimsel literatür açısından da değer taşıdığını belirten Eyidoğan, “Şu an yaptığımız çalışmalarda yüzde 90’a varan bir başarı, dünya literatürüne girecek bir başarı. İnşallah bundan sonraki süreçte bunu sürdürmeyi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bilimsel sonuçlar olmadan sürdürülebilirlik ölçülemez”

Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, projenin en önemli yönlerinden birinin çalışmaların uzun süreli ve bilimsel olarak izlenmesi olduğunu söyledi.

Sürdürülebilirlik çalışmalarında yalnızca hedeflerin açıklanmasının yeterli olmadığını belirten Işık, ortaya konulan sonuçların ölçülebilir ve denetlenebilir olması gerektiğine dikkat çekti.

Işık, şu değerlendirmede bulundu:

“Ekosisteme yönelik çalışmaların en önemli göstergesi, ortaya koyduğu ölçülebilir bilimsel sonuçlardır. Üç yılı aşkın süredir üniversitemiz ve kamu kurumlarımızla birlikte deniz çayırlarına yönelik yürüttüğümüz bu proje, düzenli bilimsel izleme sayesinde bugün somut verilerle akademik olarak değerlendirilebiliyor.”

Elde edilen sonuçların uzun soluklu çalışmaların önemini gösterdiğini ifade eden Işık, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Elde edilen sonuçlar, bu çalışmaların ancak uzun vadeli, şeffaf ve bilimsel bir yaklaşımla kalıcı değer üretebileceğini gösteriyor.”

Işık, şirket olarak sürdürülebilirlik projelerinde kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğine önem verdiklerini belirterek, “Yeniköy Kemerköy Enerji olarak sürdürülebilirlik projelerimizin bilimsel, şeffaf ve paydaşlar tarafından izlenebilir olmasına önem veriyoruz. Bu sebeple tüm çalışmalarımızda kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmaya özen gösteriyoruz” dedi.

 

 

 

“Büyük bir bilimsel deney gerçekleştirdik”

Projenin akademik ayağını yürüten Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, çalışmanın yalnızca bir rehabilitasyon uygulaması olmadığını, aynı zamanda farklı transplantasyon tekniklerinin test edildiği kapsamlı bir bilimsel araştırma niteliği taşıdığını belirtti.

Çiçek, literatürde yer alan bilgilerden yararlanarak farklı uygulama yöntemlerini denediklerini söyledi.

“Bu uygulamalarda literatürden okuduğumuz bütün bu bilgileri yoğurarak farklı farklı deneyler de yaptık. Aslında büyük bir bilimsel deney oldu. Yaptığımız bilimsel sonuçlar yüksek başarı elde etti.”

Doğal ortamdan alınan deniz çayırı parçalarının yapısının mümkün olduğunca korunarak taşınmasının sonuçlarını da araştırdıklarını belirten Çiçek, “Kendi doğal ortamında Posidonia çayır parçacıklarından öbekler oluşturduk. Mat kısmının ve matın altındaki kısmın da alınacağı şekilde çalıştık. Bu yapıyı bozmadan aktarırsak ne olur, onu test ettik” dedi.

Farklı bir yöntemde ise doğal yapının kontrollü biçimde değiştirilmesinin sonuçlarını incelediklerini anlatan Çiçek, “Bu yapıyı hafif oynarsak, manipüle edersek ve aktarırsak ne olur, bunu anladık” ifadelerini kullandı.

Çalışmada implantasyon olarak adlandırılan yöntemin de denendiğini belirten Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:

“İmplantasyon dediğimiz yakın benzer bir uygulamada da matsız kısımlara, köklü kısımlara uygulamalar yaparak transferini sağladık. Bu zaten bir pilot uygulama oldu. Buradan elde ettiğimiz verileri daha sonra uygulayacağız.”

Sonuçlar yeni rehabilitasyon çalışmalarına yol gösterecek

Milas kıyılarında gerçekleştirilen proje, Posidonia oceanica’nın korunması ve yeniden yaygınlaştırılması konusunda yalnızca bölgesel bir çalışma olarak değil, farklı kıyı alanlarında uygulanabilecek yöntemlerin geliştirilmesi açısından da önem taşıyor.

Üç yılı aşkın bilimsel izleme sonucunda taşınan deniz çayırı öbeklerinde yüzde 90’ın üzerinde yaşam oranına, fide dikimlerinde ise yüzde 70 civarında başarıya ulaşılması, rehabilitasyon yöntemlerinin uygulanabilirliğine ilişkin önemli veriler ortaya koydu.

Projenin akademik final raporuyla birlikte elde edilen verilerin ilerleyen dönemde yeni uygulamalarda değerlendirilmesi ve çalışmaların sürdürülmesi hedefleniyor.

Denizlerin görünmeyen yaşam alanları

Posidonia oceanica, Akdeniz ekosisteminin önemli unsurlarından biri olarak kabul edilirken, deniz tabanında oluşturduğu çayırlar çok sayıda canlı için yaşam ve üreme alanı oluşturuyor.

Aynı zamanda karbon tutma, oksijen üretme, su kalitesinin korunmasına katkı sağlama ve deniz ekosisteminin dengelenmesinde önemli rol oynayan deniz çayırlarının korunması, kıyıların sürdürülebilirliği açısından da önem taşıyor.

Milas kıyılarındaki proje ise kamu, akademi ve özel sektörün ortak çalışmasıyla, zarar gören veya yeniden kazanılması hedeflenen deniz çayırı alanlarının bilimsel yöntemlerle rehabilite edilebileceğine ilişkin dikkat çekici bir örnek ortaya koydu.