Küresel döviz piyasalarında, merkez bankalarının faiz kararlarının beklendiği bir haftaya sınırlı hareketlerle giriş yapıldı. Petrol fiyatları ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki düşüş, dolar üzerinde baskı oluşturarak euro ve sterlinin dolar karşısında değer kazanmasına neden oldu.
Küresel piyasalarda hareketlilik
Reuters'ın, Katarlı arabulucuların bölgesel gerilimleri azaltma çabaları kapsamında ABD ile koordinasyon içinde pazar günü Tahran'da bulunduğuna dair haberinin ardından dolar endeksi 101,64 seviyesine kadar geriledi. Euro, dolar karşısında yüzde 0,16'lık bir artışla 1,122 dolara ulaştı. Fransa'daki toplumsal huzursuzluğa rağmen Moody's'in not indirimi kararı almamasının da eurodaki yükselişte etkili olduğu belirtildi. Sterlin ise yüzde 0,1'lik bir artışla 1,3385 dolara yükseldi.
Faiz kararları ve ekonomik veriler yaklaşıyor
Önümüzdeki hafta, 26-30 Ekim haftasında, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz oranlarını sabit tutması bekleniyor. Pepperstone Araştırma Başkanı Chris Weston, yayımladığı notta, “İleriye dönük yönlendirme, kararların kendisinden daha önemli olabilir” değerlendirmesinde bulundu. Weston'a göre, kısa vadeli faizlerde asıl belirleyici unsur, politika yapıcıların sonraki toplantılara ilişkin beklentileri nasıl şekillendireceği ve piyasaların vadeli faiz eğrisini yeniden fiyatlandırmasının gerekip gerekmeyeceği olacak. ABD'de 27 Ekim Salı günü dayanıklı mal siparişleri ve tüketici güven endeksi açıklanacak. 28 Ekim Çarşamba günü saat 21.00'de Fed'in faiz kararı, saat 21.30'da ise Fed Başkanı'nın basın toplantısı takip edilecek. ECB'nin faiz kararı 29 Ekim Perşembe günü saat 15.15'te açıklanacak. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın basın toplantısı ise saat 15.45'te başlayacak. Aynı gün saat 15.30'da ABD'nin üçüncü çeyrek büyüme verisi, eylül ayı kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu, kişisel gelir ve harcama verileri ile haftalık işsizlik maaşı başvuruları yayımlanacak.
Tahvil getirilerinde düşüş
ABD Hazine tahvilleri, son dönemde güvenli liman talebiyle elde ettikleri kazanımların büyük bölümünü korudu. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tutması ve yapay zekaya ilişkin kaygılar nedeniyle teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar, riskli varlıklardan çıkışı beraberinde getirdi. ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi yüzde 4,974'e gerilerken 30 yıllık tahvillerin getirisi yüzde 5,299 seviyesinde gerçekleşti. Her iki vadedeki getiriler de bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretti. National Australia Bank Döviz Stratejisi Başkanı Ray Attrill, ABD tahvil piyasasının doların genel performansında belirleyici rol oynadığını belirtti.







