Lüksemburg'da bulunan ve 141 altın sikkenin yer aldığı hazinenin kökenlerinin, tarihi kaynaklara göre antik çağın önemli merkezlerinden biri olan Nikomedia'ya (bugünkü İzmit) dayandığı ortaya çıktı.

İlk buluntu ve kapsamlı kazılar
Hazinenin hikayesi, Eylül 2019'da tarlada bulunan 38 sikkeyle başladı. Bu keşfin ardından bölgede 2020-2024 yılları arasında yürütülen arkeolojik çalışmalarda toplam 141 sikkeye ulaşıldı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, bu sikkelerden 17'sinin antik Nikomedia'da basıldığı tespit edildi. Keşfin ilk adımı, iki amatör araştırmacının metal dedektörüyle yaptığı tarama sırasında 38 altın sikkeye rastlamasıyla atıldı. Buluntuların yetkililere bildirilmesi üzerine bölgede geniş çaplı arkeolojik çalışmalar başlatıldı.
Hazine ve çevresindeki kalıntılar
Takip eden kazılarda sikke sayısı 141'e yükselirken, aynı alanda Geç Roma dönemine ait tahkim edilmiş bir yapının ve etrafındaki hendeklerin kalıntıları da gün yüzüne çıkarıldı. İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış mühimmatın bulunması nedeniyle, çalışmalar özel güvenlik önlemleri altında yürütüldü. Araştırmacılar, savaş dönemindeki tahribat ve sonraki tarımsal faaliyetler göz önüne alındığında, hazinenin başlangıçta 141'den daha fazla sikke içerdiğini düşünüyor.
Nikomedia bağlantısı ve olası senaryolar
Hazinedeki 17 sikkenin, 364-367 yılları arasında Roma İmparatorluğu'nun önemli darphanelerinden biri olan Nikomedia'da basıldığı belirlendi. Bu durum, Lüksemburg'daki hazinede bu kadar yoğunlukta Nikomedia kökenli altın bulunmasının, araştırmacılar için dikkat çekici bir sonuç olduğunu gösteriyor. Sikkelerin Anadolu'dan Avrupa'nın batısına nasıl ulaştığı net olarak bilinmese de, araştırmacılar altınların Roma orduları ve imparatorluk görevlileriyle birlikte batıya taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Tarihsel olaylardan İmparator I. Valentinianus'un 364'te Ankara'da Augustus ilan edilip ordusuyla batıya hareket etmesi de olası bir bağlantı olarak değerlendiriliyor. Hazinede Trier, Roma, Antiochia ve Sirmium gibi farklı merkezlerde basılmış sikkeler de bulunuyor ve en geç tarihli örnekler, hazinenin yaklaşık 395 yılı civarında gömülmüş olabileceğini işaret ediyor. Altınların neden saklandığı ve sahibinin neden geri dönmediği ise hala bir sır olarak kalmaya devam ediyor. Maddi değerinin yanı sıra, bu hazine Roma döneminde Anadolu ile Batı Avrupa arasındaki para, asker ve siyasi gücün hareketliliğine dair önemli bilgiler sunuyor.







