• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 03 Ekim 2026 22:30

Laboratuvar ortamında üç beyin organoidi birbirleriyle iletişim kurdu

Laboratuvar ortamında üç beyin organoidi birbirleriyle iletişim kurdu
Tokyo Üniversitesi'nden araştırmacılar, laboratuvar ortamında üç beyin organoidinin birbirleriyle iletişim kurabildiğini ve farklı sinyalleri ayırt edebilme yeteneği kazandığını keşfetti.

İnsan beyni, karmaşık bir bilgi işleme sistemi olarak biliniyor ve bu karmaşıklık, beynin işleyişine dair araştırmalara yön veriyor.

Yeni bilgiler ediniliyor

Laboratuvar ortamında geliştirilen sinir dokusu kümeleri, araştırmacılara beynin işleyişi hakkında yeni bilgiler sunuyor. Beyin organoidleri, insana ait beyin özelliklerini taklit edebilme kapasitesine sahip. Bu sayede bazı deneyler, doğrudan insana uygulamadan laboratuvar ortamında gerçekleştirilebiliyor. Tokyo Üniversitesi'nden Yoshiho Ikeuchi liderliğindeki ekip, üç beyin organoidini birbirine bağlayarak, sinir ağının elektriksel uyarılarla nasıl tepki verdiğini incelemeye başladı. Araştırma, organoidlerin birbirleriyle bağlantı kurarak, uyarılar sonucunda farklı sinyalleri ayırt edebilme yeteneği kazandığını gösterdi. Araştırmada kullanılan organoidler, insan kaynaklı indüklenmiş pluripotent kök hücrelerden üretildi.

Deney süreci ve sonuçlar

Çalışma sırasında, organoidler üzerindeki mikroelektrotlar, elektriksel uyarıların verilmesini ve sinirsel aktivitelerin kaydını sağladı. Deneylerde farklı sayıda organoid kullanılarak çeşitli ağlar oluşturuldu. İki haftalık bekleme sürecinin ardından, organoidler arasında eş zamanlı elektriksel faaliyetler gözlemlendi. Üç organoidin bulunduğu ağlarda, farklı uyarılara karşı daha belirgin tepkiler elde edildi. Sonuçlar, üç organoidin oluşturduğu ağın, farklı kaynaklardan gelen sinyalleri ayırt etme kapasitesinin geliştiğini ortaya koydu. Ancak bu durum, organoidlerin bilinç kazandığı ya da karmaşık düşünme yeteneği geliştirdiği anlamına gelmiyor. Bulgular, sinir dokusunun modüller hâlinde düzenlenmesinin bilgi işleme yeteneği açısından önemli olabileceğini gösteriyor. Araştırma, gelecekteki çalışmalar için yeni bir yön sunuyor.