TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği bir etkinlikte, Türkiye'nin terörle mücadelesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "En ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız" ifadelerini kullandı.

Terörün Cumhuriyet Tarihindeki Yeri
Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ilk yüzyılında terörün ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu, bu durumun yaklaşık 50 yıllık bir kayba yol açtığını ve on binlerce insanın hayatını yitirmesine neden olduğunu belirtti. Ülke kaynaklarının terörle mücadeleye harcandığını ve toplumun gelecek umutlarının zedelendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013-2014 yıllarındaki çözüm süreci çabalarının, "terör ve savaş baronlarının" engellemesiyle sonuçsuz kaldığını dile getirdi.

Sorunun Kaynağı ve Çözüm Yolları
Terör meselesinin Türklerle Kürtler arasındaki bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, asıl meselenin emperyalist güçlerin bölgeyi yeniden şekillendirme projeleri olduğunu savundu. Sykes-Picot anlaşmasıyla çizilen sınırların halkları ayırdığını örneklerle açıkladı. Sürecin ilerlemesinde devlet aklı ve millet vicdanının bir araya gelmesinin etkili olduğunu belirtti. Örgütün silah bırakma ve faaliyetlerini feshetme iradesi gösterdiğini, İmralı'nın tutumunun da sürece katkı sağladığını kaydetti. Örgüte kaynaklık eden "rasyonel sosyalizm" ideolojisinin geçerliliğini yitirdiğinin tartışıldığını ve örgüt silah bırakmayı kabul etmeseydi bu adımların atılamayacağını ifade etti.

Bölgesel Gelişmelerin Etkisi
Bölgesel ve küresel çatışmaların yeni bir siyasi zemin oluşturduğunu belirten Kurtulmuş, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ve İsrail'in Gazze ile Batı Şeria'da sürdürdüğü eylemlerin bölgeyi kırılganlaştırdığını söyledi. Bölgesel güvensizliğin arttığını belirten Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "iç kalenin tahkimi" yaklaşımını Türkiye'nin birlik ve dayanışmasını güçlendirme hedefiyle ilişkilendirdi.
Suriye ve Irak'taki Durum
Suriye'de yeni yönetimin etnik ve mezhebi grupları kapsama iradesini Türkiye'nin desteklediğini belirten Kurtulmuş, PYD/YPG'nin Suriye yönetimine entegre olmasının sürece katkı sağladığını söyledi. Entegrasyonun tamamlanmasını ve Suriye'nin toprak bütünlüğü içinde tüm grupların temsil edildiği demokratik bir yapının kurulmasını temenni etti. Türkiye'nin ve Suriye'nin egemenliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Irak'ta merkezi hükümet dışındaki milis grupların silahlı varlık bulundurmamasına yönelik uzlaşının uygulanmaya başladığını aktaran Kurtulmuş, Mahmur ve Sincar'daki PKK, PYD ve KCK unsurlarının silah bırakma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. İran'ın kuzeybatısındaki Kürt bölgelerinde ayaklanma çıkarma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını kaydeden Kurtulmuş, Suriye, Irak ve İran'daki gelişmelerin Türkiye'deki sürece olumlu katkı sunduğunu ifade etti.
Siyasi Uzlaşı ve TBMM'nin Rolü
Türkiye'de bir siyasi parti hariç tüm siyasi partilerin sürece destek verdiğini ve katkı sunduğunu söyleyen Kurtulmuş, çözüm adresinin milli iradenin merkezi olan TBMM olduğunu belirtti. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulduğunu ve toplumun farklı kesimlerini dinlediğini, şehit aileleri ile Barış Anneleri'nin aynı masa etrafında buluştuğunu anlattı. TBMM'de 10 Ağustos'ta kabul edilen Milli Dayanışma ve Gönüllü Birlikteliğin Güçlendirilmesine İlişkin Yasa'nın geniş siyasi uzlaşmayı gösterdiğini söyledi. Çalışmaların Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki üst kurul tarafından sürdürüldüğünü ve gelecek günlerde TBMM bünyesinde süreci millet adına izleyecek bir komisyon kurulacağını bildirdi. "Türkiye Modeli" olarak tanımladığı süreçte çalışmaların TBMM ve millet iradesi doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.
Provokasyonlara Karşı Uyarı ve Gelecek Vizyonu
Kurtulmuş, Türkiye'nin terörün sona ermesini ve ülkenin refah içinde yaşamasını istediğini belirterek, terör ekonomisi yerine barış ekonomisinin konuşulması gerektiğini dile getirdi. Bölge halklarını ortak bir kader doğrultusunda birleştirme iradesi bulunduğunu söyledi. Sürecin sona ermesini istemeyenlerin içeride ve dışarıda bulunduğunu belirten Kurtulmuş, Türk medyasının provokasyonlara karşı sorumluluk taşıdığını ve halkın dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Birlik, barış ve kardeşlik dilinin önemini vurgulayan TBMM Başkanı, ayrılıkçı ve ayrımcı söylemlere yer verilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin terörle geçen 50 yıllık dönemi geride bırakarak terörsüz bir gelecek kurmasını temenni etti.








