Küresel piyasalar, haftanın son işlem gününe tahvil faizi, dolar ve petrol fiyatlarındaki eş zamanlı yükselişin getirdiği baskıyla girdi. Bu durum, cuma sabahı Asya borsalarında satış dalgasını tetikledi.
Tahvil faizleri rekor seviyelere yaklaşıyor
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34'e kadar tırmanarak 2002 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye yaklaştı. Faizler daha sonra yüzde 5,25 civarına gerilese de, uzmanlar bu yükselişin geçici olmadığını, son çeyrekte 32 yılın en sert yükselişlerinden birinin yaşandığını belirtiyor. Yatırımcılar, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu canlı tutabileceği endişesiyle uzun vadeli tahvillerden daha yüksek getiri talep ediyor. Ayrıca, ABD'nin artan kamu borçlanması da tahvil piyasasındaki risk algısını yükseltiyor. Avrupa'da da tahvil piyasası baskı altında. Fransa ve Almanya arasındaki 10 yıllık devlet tahvili faiz farkı 140 baz puanı aşarak 2012'deki Euro Bölgesi borç krizi sonrası en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa'nın yüksek bütçe açığı ve artan borçlanma maliyetleri, euroyu dolar karşısında 1,1215 seviyesine düşürerek Mayıs 2023'ten bu yana en düşük seviyesini görmesine neden oldu. Bu durum, enerji ithalatçısı ülkeler için ek maliyet anlamına geliyor.
Petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalıcı
Doların güçlenmesiyle birlikte petrol fiyatlarının da 100 doların üzerinde seyretmesi, enerji ithalatçısı ekonomiler için maliyetleri iki katına çıkarıyor. Brent petrolün varil fiyatı 102 doların üzerinde işlem görürken, ABD ham petrolü 93 dolar civarında. Orta Doğu'daki gerilimler, küresel arz endişeleri ve Çin'in petrol ürünü ihracatını durdurması gibi faktörler fiyatları yukarı çekiyor. Petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olması, merkez bankalarının enflasyonla mücadele çabalarını zorlaştırabilecek en önemli risk olarak görülüyor. Bu üçlü baskı, cuma sabahı Asya borsalarına olumsuz yansıdı. MSCI Asya-Pasifik endeksi (Japonya hariç) yüzde 0,5 gerilerken, Japonya'da Nikkei Endeksi yüzde 0,7 düştü. Wall Street vadeli işlemleri ise sınırlı yükseliş gösterse de kırılganlığın devam ettiğine işaret ediyor. Türkiye açısından ise yüksek petrol fiyatları enerji ithalatını, güçlü dolar dış finansman koşullarını zorlaştırırken, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş küresel sermaye akışlarını gelişmekte olan piyasalardan uzaklaştırıyor. Bu durum Borsa İstanbul, döviz ve altın piyasaları için riskleri artırıyor.








