Kredi kartı kullanımı artarken, ödeme güçlüğü çeken vatandaşların sayısı da hızla çoğalıyor. Bankacılık mevzuatına göre, kredi kartı borcunun asgari tutarının üst üste 90 gün boyunca ödenmemesi, yasal takip sürecinin başlamasına neden oluyor.
BORÇLUYA SON ŞANS
Haciz aşamasına gelmeden önce bankalar, borçluya son bir şans tanıyor. İlk iki ay boyunca banka yetkilileri, borçluyu arayarak veya SMS göndererek uyarıyor. Üçüncü ayın sonunda ise, borçluya 30 günlük ek süre tanıyan resmi bir ihtarname gönderiliyor. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, dosya doğrudan banka avukatlarına devrediliyor.
İCRA TAKİBİ BAŞLIYOR
90 günlük sürenin dolmasının ardından, banka alacağını tahsil etmek amacıyla dosyayı icra dairesine taşıyor. İcra dairesi, borçluya “ilamsız icra takibi” başlatarak ikamet adresine resmi bir ödeme emri gönderiyor. Bu durum, borçlunun hayatında geri dönülmez bir dönemin başladığını gösteriyor. Ödeme emrinin tebliğ edilmesinin ardından, borçluya 7 gün içinde itiraz etme süresi tanınıyor. Eğer bu süre içinde itiraz edilmez veya borç kapatılmazsa, icra takibi hukuken kesinleşiyor. Takibin kesinleşmesiyle beraber, borçlunun banka hesaplarına, mal varlığına ve maaşına yasal oranlar çerçevesinde haciz konuluyor. Uzmanlar, evine veya iş yerine icra kağıdı gelen vatandaşların bu süreci kesinlikle göz ardı etmemesi, 7 günlük itiraz hakkını kaçırmamaları gerektiğini vurguluyor.








