Avrupa otomotiv pazarındaki rekabet kızışırken, kıtanın alabileceği korumacı önlemler Türkiye sanayisi için ciddi riskler taşıyor. Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, bu durumun Türkiye'nin Avrupa otomotiv ekosistemindeki yerini tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.

'Made in Europe' tanımının daraltılması tehlikesi
CNBC-e'deki Oto Ekonomi programına konuk olan Yenigün, "Made in Europe" tanımının daraltılmasının en büyük tehlikelerden biri olduğunu belirtti. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve kapasitesiyle Avrupa otomotiv sanayisinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayan Yenigün, alınacak kararların sadece bugünü değil, uzun vadeli yatırım planlarını da etkileyeceğini ifade etti. Türkiye'nin bu kapsamın dışında bırakılması ihtimaline karşı hazırlıklı olunduğunu sözlerine ekledi. Yenigün, Türkiye'nin otomotiv sektöründe yaklaşık 20 milyon adetlik üretim kapasitesi bulunduğunu, bunun 1,3 milyon adetinin Koç Grubu'na ait olduğunu ve mevcut kapasitenin önemli bir bölümünün yeni yatırımlara açık olduğunu belirtti.

Çinli üreticiler ve Avrupa'nın stratejik konumu
Çinli otomotiv şirketlerinin batarya, maliyet ve yazılım gibi alanlarda Avrupa'daki rakiplerine göre önemli ilerlemeler kaydettiğini dile getiren Yenigün, bu firmaların Avrupa pazarına girişinde bazı zorluklarla karşılaştığını söyledi. Avrupa'nın otomotiv sanayisi için ortak bir sistem oluşturması gerektiğini ancak mevcut durumda farklı yaklaşımların bulunduğunu belirten Yenigün, Çinli üreticilerle Türkiye arasındaki sorunların kısa sürede çözülebileceğine inandığını ifade etti. Avrupa'nın mevcut üretim altyapısını korumasının kıta için hayati önem taşıdığını ve "Made in Europe" konusundaki kararların stratejik bir nitelik taşıdığını vurguladı. Aksi takdirde, gelecekte "Avrupa'da fabrikalar var ama çalışan yok" gibi tartışmaların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Otomotiv sektöründeki "Made in Europe" tartışmaları, Haziran ayında bazı büyük otomotiv üreticilerinin AB'ye gönderdiği mektupla alevlenmişti. Bu mektupta, bir otomobilin değerinin AB ülkelerinde yaratılması şartının düşürülmesi talep edilmişti. DEİK ise Türkiye'deki üretimin bu durumda yüzde 30'da kalacağını ve Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumunun zarar görebileceğini açıklamıştı. Ağustos ayında ise Hyundai Motor Europe Başkanı Xavier Martinet, Türkiye'nin "Made in Europe" kapsamı dışında kalmasının Avrupa için de maliyetleri artırabileceğini belirterek Türkiye'nin önemli bir ortak olarak görülmesi gerektiğini söylemişti.








