Kış aylarında terlemenin azalmasıyla birlikte su tüketiminin düşmesi, kabızlık, cilt kuruluğu ve ödem gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi'nde görevli Diyetisyen Deniz Mutluer, günde ortalama 2-2,5 litre su içilmesinin ideal olduğunu vurgulayarak, susuzluğun vücutta yarattığı olumsuz etkilere dikkat çekti.

SU İÇME ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR?
Mutluer, su içmeyi unutanlar için saat başı bir bardak su içmeyi hatırlatacak zamanlayıcılar kullanmayı önerdi. Ayrıca, suyun tadını sevmeyenlerin içine elma, salatalık, limon veya çubuk tarçın ekleyerek lezzetlendirebileceğini belirtti. Bu yöntemlerle su tüketiminin düzenli bir alışkanlık haline getirilmesinin önemini vurguladı.

ÇOCUKLARDA SU TÜKETİMİNE DİKKAT
Özellikle çocukların su yerine asitli ve şekerli içeceklere yöneldiğine işaret eden Mutluer, su içme alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi. Okul çağındaki çocukların gün içinde su içmeyi unuttuğu saatlerde, ilk birkaç gün kendilerini zorlamalarının sonradan bu alışkanlığı otomatik hale getireceğini ifade etti.
SUSUZLUĞUN VÜCUDA ETKİLERİ
Yetersiz su tüketiminin sindirim ve dolaşım sistemini bozarak kabızlığa neden olabileceğini belirten Mutluer, aynı zamanda metabolizmanın yavaşlamasıyla vücutta yağlanma ve ödem oluşabileceğini ekledi. Kış aylarında az su tüketiminin özellikle yüz, dudak ve ellerde kuruma ve çatlamalara yol açtığını da sözlerine ekledi. Su ihtiyacının kişinin yaşı, kilosu, aktivite düzeyi ve mevsime göre değişebileceğini, ancak ortalama 2-2,5 litrenin yeterli olacağını vurguladı.







