Küresel finans piyasaları, Japon yeni (JPY) cephesinden gelen tarihi çöküş haberiyle büyük bir sarsıntı yaşıyor. CNN International'ın aktardığına göre, yen, ABD doları karşısında 1986 yılından bu yana en düşük seviyesine gerileyerek uluslararası piyasalarda panik dalgası yarattı.
JEOPOLİTİK GERİLİM ETKİLİ
Jeopolitik gerilimler, artan petrol fiyatları ve merkez bankalarının faiz savaşlarıyla körüklenen bu kriz, sadece Asya'yı değil, Wall Street'teki trilyonlarca dolarlık teknoloji hisselerini de açık bir hedef haline getirdi. Yen'in tarihi değer kaybının arkasındaki ana etken, ABD-İsrail ittifakı ile İran arasında yaşanan savaşın tetiklediği küresel petrol şoku oldu. Yükselen enerji fiyatlarının yaratacağı enflasyondan çekinen yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını uzun süre yüksek tutacağını öngörüyor.
MERKEZ BANKALARI ARASINDAKİ UÇURUM
Bu durum dolar endeksini yeniden güçlendirirken, para birimleri arasındaki faiz makası yen üzerindeki baskıyı artırdı. Japonya Merkez Bankası (BOJ), tarihi negatif faiz politikasını terk ederek faizi %1'e yükseltti. Ancak bu oran, küresel ligde hala çok geride kalıyor. ABD Merkez Bankası ise faiz oranlarını %3,5 - %3,75 aralığında sabit tutarak Japonya ile arasındaki devasa uçurumu koruyor. Daha yüksek getiri arayan küresel sermaye, bu faiz makası nedeniyle Japonya'dan kaçarak ABD'ye yöneliyor. MUFG Kıdemli Döviz Ekonomisti Lee Hardman, "ABD-İran savaşının yol açtığı enerji fiyat şoku, yen için bardağı taşıran son damla oldu" diyerek durumu özetliyor. Doların küresel piyasalarda sığınak haline gelmesini sağlayan bir diğer kritik gelişme ise ABD Yüksek Mahkemesi'nden geldi. Yüksek Mahkeme, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u keyfi olarak görevden alamayacağına hükmederek Beyaz Saray'ın Merkez Bankası üzerindeki baskısını sınırladı. Bu karar, Fed’in bağımsızlığını yasal güvence altına alarak küresel piyasalara büyük bir güven sağladı. Japonya yönetimi ise para birimindeki bu kaybı durdurmak için elindeki en radikal kozu oynamaya hazırlanıyor: Piyasadan yen toplayabilmek için elindeki devasa ABD dolarlarını ve dolar cinsinden varlıkları agresif bir şekilde satmak. Uzmanlar, bu şok müdahalenin bu hafta sonu bile gelebileceğini öngörüyor. Japonya, geçtiğimiz Nisan ve Mayıs aylarında Yen'i desteklemek için yaklaşık 70 milyar dolarlık varlık satışı yapmış, ancak bu yapısal sorunları çözmeye yetmemişti. Analistler, bu kez ABD Hazinesi ile koordineli çok daha büyük hacimli bir "şok ve dehşet" kampanyasının gelebileceğini belirtiyor. Piyasa uzmanlarına göre asıl büyük tehlike döviz kurunda değil, Wall Street'in göbeğinde gizli. Yıllardır uygulanan "Carry Trade" stratejisi, yani düşük faizli yen borçlanıp yüksek getirili ABD hisse senetlerine yatırım yapma mekanizması, patlama riskiyle karşı karşıya. Tokyo'nun piyasaya müdahale etmesi ve BOJ'un faiz artırması, yen borçlanmayı aniden çok pahalı hale getirecek ve bu da dev fonların ellerindeki Amerikan teknoloji hisselerini satmak zorunda kalmalarına yol açabilir. Corpay Baş Piyasa Stratejisti Karl Schamotta, "Yen kaynaklı şiddetli bir çözülme, ABD hisse senedi piyasaları için ağır negatif sonuçlar doğurur. Yapay zeka ve teknoloji hisselerinin yüksek değerlemeleri göz önüne alındığında, bu oynaklık trilyonlarca dolarlık birikimi tehlikeye atabilir" diyerek durumu endişe verici bir şekilde özetliyor. Ağustos 2024'te BOJ'un yaptığı küçük bir faiz artışı, küresel borsalarda sert bir satış dalgası yaratmıştı. Şimdi, çok daha büyük bir müdahale dalgasının eşiğinde olan piyasalar için Schamotta, "Ocak ayında neredeyse tüm uzmanlar doların düşeceğini, yen'in toparlanacağını öngörüyordu. Küresel ekonomideki devasa kırılmalar, bu varsayımları yerle bir etti. Şimdi trilyonlarca dolar, Tokyo'dan gelecek o şok karara kilitlenmiş durumda" yorumunda bulundu.








