İznik Gölü kuruyor: Yılda 56 milyon metreküp su açığı, Gemlik Gübre'nin payı ürkütücü

İznik Gölü'nde yıllık 56 milyon metreküp su açığı oluşurken, Gemlik Gübre'nin çektiği su milli gelirin %43'ünü buluyor. Vekil Sarıbal, plansız sanayi kullanımı ve yer altı suyu çekiminin gölü kuruttuğunu belirtti.
Türkiye'nin beşinci büyük gölü olan İznik Gölü, yoğun yağışlara rağmen endişe verici bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, DSİ'nin açıkladığı verileri mercek altına alarak gölün her geçen yıl biraz daha yok olduğunu ve bu durumun ardında sadece kuraklığın değil, plansız su kullanımının da yattığını çarpıcı bir dille ortaya koydu. Sarıbal, "İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir," diyerek sorunun kökenine işaret etti.

YILLIK SU AÇIĞI 56 MİLYON METREKÜP
DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü'nün verileri, İznik Gölü'nün içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Gölün yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp iken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Bu durum, her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük devasa bir su açığına yol açıyor. Havzaya yıllık 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpünün buharlaşmayla kaybolduğu da verilerde yer alıyor. Milletvekili Sarıbal, bu tablo karşısında çiftçiyi günah keçisi ilan etmenin büyük bir manipülasyon olduğunu belirterek, asıl sorunun sanayi faaliyetleri ve kontrolsüz su çekimleri olduğunu vurguladı.
SANAYİ FAALİYETLERİ VE YER ALTI SUYU ÇEKİMİ BÜYÜK TEHLİKE
Sarıbal, özellikle Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük su tahsisinin, gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geldiğini dile getirerek, "Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor," dedi. Ayrıca, Cargill'e ait derin kuyulardan yapılan yer altı suyu çekiminin de gölü besleyen akiferleri zayıflattığına dikkat çekildi. Sarıbal, yer altı ve yer üstü su varlıklarının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini, tüm ekosistemin aynı hidrolojik döngünün parçası olduğunu hatırlatarak, bu plansız çekimlerin uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini belirtti. Başka havzalardan su taşıma planlarına ise "iflas anlamına geliyor" diyerek karşı çıkan Sarıbal, çözümün kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmekte yattığını savundu.
- 17:07Ödemiş'te sağlıklı yaşam festivali mahalleyi bir araya getirdi
- 16:58Aydınlı badmintoncular Batman'da tarih yazdı: Namağlup şampiyonluk!
- 16:48Beylerli Mahallesi'nde Kimya Dede geleneği coşkuyla kutlandı
- 16:38Mutallip'te bereket coşkusu: Yağmur duası bu yıl şükre döndü
- 16:28Yunusemre Belediyesi'nde yangın tatbikatı: Gerçekçi senaryolarla eğitim verildi




