• middent dış kurban bayramı ilanı
  • satrıda dörüm bayram
DÜNYA
Yayınlanma : 27 Mayıs 2026 07:21

İsviçre'de göç krizi büyüyor: Nüfus artışı ülkeyi ikiye böldü, AB ile bağlar tehlikede!

İsviçre'de göç krizi büyüyor: Nüfus artışı ülkeyi ikiye böldü, AB ile bağlar tehlikede!
İsviçre'de nüfus artışını durdurmayı hedefleyen göç sınırlaması referandumu ülkeyi ikiye böldü. Öneri kabul edilirse AB ile Serbest Dolaşım Anlaşması feshedilebilir, ekonomi ve işgücü açığı endişeleri hakim.

İsviçre, sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) sunduğu ve ülkedeki nüfus artışını durdurmayı hedefleyen göç sınırlaması önerisiyle tarihi bir oylamaya hazırlanıyor. SVP, son 20 yıldaki 1.7 milyonluk nüfus artışının temel sorumlusu olarak göçü işaret ediyor. Partiye göre, artan konut krizi, fırlayan kiralar, çekilmez trafik yoğunluğu ve zorlanan sağlık sistemi gibi sorunların kökeninde bu göç dalgası yatıyor.

sempati mobilya

NÜFUS 10 MİLYONU GEÇERSE KÖPRÜLER ATILIYOR

SVP'nin önerisi, İsviçre nüfusunun 9.5 milyonu aşması durumunda hükümetin sığınma ve aile birleşimi haklarını sıkı bir şekilde kısıtlamasını öngörüyor. Daha da çarpıcı bir adım olarak, nüfus 10 milyona ulaştığında, İsviçre'nin Avrupa Birliği (AB) ile yaptığı Serbest Dolaşım Anlaşması tek taraflı olarak feshedilecek. Bu hamle, ülkenin Schengen ve Dublin anlaşmalarındaki geleceğini de ciddi bir tehlikeye atacak.

EKONOMİ ÇÖKER Mİ? İŞGÜCÜ AÇIĞI KORKUSU

Ancak bu öneri, hükümet ve ana akım siyasi partiler tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Karşıtlar, bu adımı 'kaos yaratma girişimi' olarak tanımlarken, düzenlemenin İsviçre ekonomisini felç edeceğini, derin bir işgücü açığına yol açacağını ve AB ile olan hayati bağları kopma noktasına getireceğini savunuyor. Özellikle otel-restoran ve inşaat sektörlerinde yabancı çalışanların oranı oldukça yüksek. Uzmanlar, göçün sert bir şekilde sınırlanmasının 300 bini aşkın yapısal işgücü açığı yaratabileceği konusunda uyarıyor. Yapılan üniversite araştırmaları da çalışma çağındaki nüfusun azalmasının turizm, inşaat ve yaşlı bakım hizmetleri gibi kritik sektörleri olumsuz etkileyeceğini gösteriyor. Mayıs ayında yapılan anketler ise referandumun nefes kesen bir mücadeleye sahne olacağını ve 'evet' ile 'hayır' oylarının başa baş gittiğini ortaya koyuyor. Bu kritik oylamada, ülke genelinde ve kantonların yarısından fazlasında onay çıkması gerekiyor.