İstanbul'un 39 ilçesinde kentsel dönüşüm seferberliği aralıksız sürüyor. 2012'den bu yana yürürlükte olan 6306 sayılı yasa ile riskli yapıların dönüşümü hız kazanırken, bugüne kadar 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm bu kapsamda yer aldı. Bu rakamın 998 bininde dönüşüm tamamlanmış durumda. Özellikle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından artan bilinç ve devlet destekleriyle dönüşümdeki ivme dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.
YARISI BİZDEN KAMPANYASI VE YENİ FİNANSAL DESTEKLER
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın hayata geçirdiği 'Yarısı Bizden Kampanyası' ile bugüne dek 376 bin 212 bağımsız bölüm dönüşüm sürecine dahil edildi. Konutlar için 875 bin lira hibe, aynı miktarda düşük faizli kredi ve 125 bin lira taşınma desteği sunulurken, iş yerleri için bu tutar 1 milyon liraya ulaşıyor. Kampanya 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmış durumda. Ayrıca, nisan ayı başında devreye alınan yeni bir destek paketiyle hak sahiplerine 3 milyon liraya kadar kredi imkanı sağlanıyor. Dünya Bankası işbirliğiyle yürütülen İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında ise ilk 12 ay geri ödemesiz, 180 aya varan vade ve %0,69 faiz oranıyla finansman desteği sunuluyor. Dönüşüm alanları ve riskli yapılar için vatandaşlara aylık 8 bin lira kira desteği veriliyor; bu destek riskli yapılarda 18, dönüşüm alanlarında ise 48 aya kadar devam ediyor.
UZMANLARDAN DEĞERLENDİRMELER VE GELECEK VİZYONU
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, son dönemde İstanbul'da dönüşümün hızlandığını, özellikle Bahçelievler, Kadıköy, Kartal, Beşiktaş, Büyükçekmece ve Maltepe gibi ilçelerde hareketliliğin arttığını belirtti. Ersen, verilen destekler, kat maliklerinin bilincinin artması, kampanyanın uzatılması ve belediyelerin istekliliği gibi faktörlerin bu hıza katkı sağladığını vurguladı. Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise İstanbul'un deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini ifade ederek, devletin kararlılığının altını çizdi. Kılınçarslan, dönüşümün yalnızca bina yapmak değil, şehir planlaması, mühendislik, denetim, sosyal uzlaşı ve tesis yönetimiyle bütüncül ele alınması gereken bir süreç olduğunu belirtti. Hak sahipleri arasındaki uzlaşma, finansmana erişim, maliyetler ve doğru bilgiye ulaşma gibi konularda hala geliştirilmesi gereken alanlar olduğunu ekleyen Kılınçarslan, bu sorunların çözümünün kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun ortak hareket etmesiyle mümkün olacağını dile getirdi. Kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki kurumsal işbirliğinin artırılması, vatandaşların doğru bilgilendirilmesi ve dönüşüm süreçlerinin daha sağlıklı ilerlemesi için büyük önem taşıyor.








