İsrail, tarih boyunca etik dışı casusluk faaliyetleriyle anılmakta ve bunlardan biri 1966 yılına dayanıyor. Bu dönemde, Sovyetler Birliği yapımı MiG-21 savaş uçağı, Irak ordusundan yasa dışı yollarla çalındı.
Soğuk Savaş döneminde kritik bir gelişme
Soğuk Savaş döneminin en gelişmiş süpersonik harp uçağı olan MiG-21, sadece Sovyetler'in değil, birçok ülkenin elini güçlendiren bir varlık olarak öne çıkıyordu. Sovyetler, bu uçağı müttefiklerine göndererek uluslararası alanda güç gösterisi yapıyordu. İsrail, askeri dengeleri kendi lehine çevirmek amacıyla doğrudan savaş yoluna gitmedi. Bunun yerine, Irak Hava Kuvvetleri'nde görevli Hristiyan pilot Munir Redfa’nın zayıflıklarından yararlanarak bu uçağı elde etmeyi başardı. Yaklaşık üç yıl süren manipülasyon, rüşvet ve şantaj süreçlerinin ardından, Redfa, 16 Ağustos 1966 sabahı Bağdat’tan havalanarak uçağı İsrail’in Hatzor Hava Üssü’ne kaçırdı.
Mossad'ın casusluk tuzağı
Mossad’ın Roma’da kurguladığı bu operasyon, bölge ülkelerinin egemenlik haklarını ihlal eden bir hava korsanlığına dönüştü. İsrail, ele geçirdiği MiG-21 uçağını detaylı bir şekilde inceleyerek, elde ettiği bilgileri ABD ile paylaşarak stratejik bir iş birliği sağladı. Bu operasyon, aslında başka bir ülkenin askeri varlığını etik dışı yöntemlerle ele geçirmekten başka bir şey değildi.








