DÜNYA
Yayınlanma : 03 Ekim 2025 09:56

İsrail'in Gazze ablukasına karşı Sumud Filosu'na baskın: Kaybeden İsrail oldu

İsrail'in Gazze ablukasına karşı Sumud Filosu'na baskın: Kaybeden İsrail oldu
İsrail donanmasının Gazze'ye ilerleyen Küresel Sumud Filosu'na düzenlediği baskın, uluslararası hukuka aykırı bulunurken, filo eyleminin İsrail'in izolasyonunu artırdığı ve dünya kamuoyunda İsrail aleyhine bir duruşu pekiştirdiği belirtiliyor.

İsrail donanması, Gazze'ye doğru ilerleyen Küresel Sumud Filosu'na bir baskın düzenleyerek 43 küçük tekneden oluşan ve 57 ülkeden yaklaşık 500 aktivistin yer aldığı filoyu kuşattı. Bu askeri operasyon, İsrail'in 17 yıldır uyguladığı deniz ablukasını kırma ve insani yardım sağlama amacını taşıyan sivil girişimin sonu oldu.

teknik yapı

KAZANAN VE KAYBEDEN

Herkesin üzerinde uzlaştığı en önemli nokta, bu süreçte kazananın Sumud Filosu, kaybedenin ise İsrail olduğu yönünde. Sumud Filosu, tarihteki en büyük sivil aktivizm örneklerinden biri olarak görülüyor. İsrail'in insanlığı ve uluslararası hukuku ihlal eden askeri operasyonlarına dikkati çeken filo, yeni bir siyasi aktivizm örneğini dünya gündemine taşıyarak büyük bir başarı elde etti. İsrail'in insanlığı ve uluslararası hukuku tamamen ihlal edecek şekilde yaklaşık 2 yıldır yürüttüğü ve 60.000’den fazla sivilin ölümüne neden olduğu askeri operasyonlarına dikkati bir kez daha çeken Sumud Filosu, yeni bir siyasi aktivizm örneğini de dünya gündemine getirerek büyük bir başarıyı kaydetti. Daha küçük ve hızlı gemilerle yola çıkan ve sosyal medyadan tüm süreci kamuoyuyla birlikte yürüten Sumud Filosu, birçok yeni girişime de ilham verdi. 10 gemiden oluşan yeni filonun da yakında İtalya’dan yola çıkacağına ilişkin haberler basında yer aldı.

GAZZE’YE ABLUKA ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI

İsrail'in Gazze'ye deniz ablukası, uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tavsiye kararında belirttiği gibi, İsrail'in Gazze'yi işgal planının temel parçalarından biri olan ablukanın, 1994 tarihli Denizlerde Silahlı Çatışmalara Uygulanabilir Hukuk Kuralları’nı içeren San Remo Manuel’ini açıkça ihlal ettiği belirtiliyor. Bu kurallara göre insani yardım taşıyan deniz araçları engellenemiyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin Sumud Filosu’na düzenlenen operasyonu yargıya taşıması, İsrail'in uluslararası hukuk tanımaz tavrının gündemde tutulması ve sorumlularının yargı önünde ifşa edilmesi açısından da dikkat çekici bir gelişme olacak. İsrail'in giderek artan izolasyonunun somut diplomatik sonuçlar vermeye başladığı bir dönemde yaşanan bu olay, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı soykırım ve katliam politikası hakkında henüz ikna olmayan son grupları da etkilemesi nedeniyle büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor. Gazze'de yaşananlara sessiz kalınmasını protesto etmek ve dikkatleri sivillere uygulanan insanlığa karşı işlenen suçlara çekmek için denize açıldıklarını kaydeden Sumud filosu, bu amacına ulaşmış görünüyor. İsrail'in filoyu tedirgin etmek, aktivistleri yollarından çevirmek için uyguladığı drone saldırıları da geri tepti ve İsrail’in aleyhine bir başka unsur olarak kaydedildi.

İSRAİL DÜNYA KAMUOYUNU TAMAMEN YİTİRDİ

İsrail askeri harekata başlamasının hemen ardından başlayan protesto eylemleri, Avrupa'dan Güney Amerika'ya kadar yayıldı ve tüm inanç gruplarından katılımlarla büyüdü. Filoda vatandaşları bulunan ülkelerin yanı sıra onlarca ülke de askeri harekatı kınadı ve İsrail yönetiminden hesap sorulmasını istedi. İspanya, İngiltere, Almanya, İrlanda, İtalya'da çok yoğun kitlesel protesto eylemleri düzenlendi. Birçok ülke İsrail'e resmi protesto notası verdi ve vatandaşlarının sağ salim ülkeden ayrılmasına izin verilmesi gerektiğini kaydetti. Kolombiya, İsrailli diplomatların ülkeden ayrılmasını isterken, Arjantin de halk sokaklara döküldü ve Sumud Filosu'nun yanında durduğunu gösterdi. İsrail'e yakınlığı bilinen Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei daha bir hafta önce ülkesini ziyaret etmek isteyen İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya kamuoyu tepkisini gerekçe göstererek olumlu yanıt vermemişti. Bu durum Netanyahu ve hükümetinin izolasyonun ne kadar derinleştiğini, Sumud Filosu olayının ardından bunun artarak devam etmesini göstermesi açısından da önemli. Dünya kamuoyunun İsrail ile ilişkiler konusunda hükümetlerine giderek daha fazla baskıda bulunması, İsrail’in uluslararası kurumlar ve faaliyetlerden çıkartılması istemlerini daha güçlü dile getirmeleri de mümkün olacak. İsrail'in son dönemde kaybettiği mevzilerin başında sosyal medya geliyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun TikTok ve Instagram başta olmak üzere Gazze’de yaşananların sosyal medya üzerinden uluslararası kamuoyuna taşınmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği Amerikan basınına geçen hafta yansıyan haberler arasındaydı. ABD’deki desteklerini korumak için sosyal medyayı “en önemli silah” olarak tanımlayan Netanyahu’yu bu açıklamayı yapmaya iten neden ise Amerikan toplumunda Gazze’de yaşananlar konusunda son dönemde yaşanan önemli değişim. New York Times gazetesinin Siena Üniversitesi ile yaptığı bir ankete göre, Amerikan toplumu bu tür anketlerin yapılmaya başlandığı 1998’den bu yana ilk defa İsrail’den çok Filistinlilerin tarafını tutuyor. Ankete katılanların yüzde 35’i Filistin’i, yüzde 34’ü İsrail’i desteklerken yüzde 31’i ise kararsız olduğunu kaydetti. Aynı anket, özellikle genç Amerikalıların İsrail’e daha fazla askeri yardım yapılmasına da karşı çıktığını gösteriyor. NYT’ye göre bu oranlar 7 Ekim 2023 olayların ardından İsrail için yüzde 47 Filistin için ise yüzde 20 kadardı. Bu da son iki senede Amerikan toplumundaki büyük değişimin ortaya çıkması açısından önemli olarak görülüyor. Gazeteye göre, bu değişimin en önemli unsurları arasında sosyal medya geliyor. Gazze’de özellikle son dönemde yaşananlar, açlık ve susuzluk nedeniyle ölen çocukların görüntüleri ve İsrail’in Gazze’de kitlesel cezalandırma uygulamalarının daha çok insana ulaşması bunun en önemli nedenleri arasında. Tamamen insancıl amaçlar taşıyan Sumud Filosu’na uluslararası sularda yapılan askeri operasyonların canlı olarak yayınlanması, sosyal medyada yüz milyonlarca görüntülemenin gerçekleşmesi de İsrail’in sosyal medyada bir başka yenilgisi olarak kayıtlara geçeceği öngörülüyor.