• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 19 Ekim 2026 23:04

İsrail çölde milyonlarca balık yetiştirdi

İsrail çölde milyonlarca balık yetiştirdi
İsrail, Negev Çölü'nde yer altı suyu ve geri dönüşüm sistemlerini kullanarak milyonlarca balık, karides ve astaksantin pigmenti üretiyor. Bu yenilikçi yöntem, tarıma elverişsiz alanlarda dahi sürdürülebilir tarımı mümkün kılıyor.

İsrail'in Negev Çölü'nde, su kıtlığına ve yüksek sıcaklıklara rağmen milyonlarca balık, karides ve ekonomik değeri yüksek bir pigment üretmeyi başardığı bildirildi. Bu imkânsız gibi görünen başarının ardında, yerin onlarca metre altından çıkarılan sıcak ve tuzlu yer altı suyu yatıyor.

Çöl ikliminde balıkçılığın kökenleri

İsrail'de çöl koşullarında balık yetiştiriciliği denemeleri 1930'lu yıllara dayanıyor. Başlangıçta Avrupa'dan getirilen sazanlar, Akdeniz kıyısındaki havuzlarda yetiştirilmeye çalışıldı. Ancak kumlu zeminin suyu hızla emmesi, havuz tabanlarının özel malzemelerle kaplanmasını zorunlu kıldı. Asıl dönüm noktası ise Negev Çölü'nün derinliklerinde yer altı su kaynaklarının keşfedilmesiyle yaşandı. Binlerce yıldır yerin altında bulunan bu su, hem sıcak hem de tuzluydu. İçme suyu için uygun olmasa da, belirli balık türlerinin yaşayabileceği koşulları sağladı.

Yer altı suyu ve geri dönüşümle üretim

Tilapya ve barramundi gibi bazı balık türleri, tuzlu veya acı suya uyum sağlayabiliyor. Yer altından doğal olarak sıcak çıkan su, balıkların yetiştirilmesi için gereken ısıtma maliyetini de önemli ölçüde azaltıyor. Böylece denizden uzak çöl arazileri, balık çiftliklerine dönüştürülmüş oldu. Bu sistemlerde kullanılan su, özel filtrelerden geçirilerek tekrar tekrar değerlendiriliyor. Balıkların atıkları ise yararlı bakteriler aracılığıyla işlenerek suyun yeniden tanklara dönmesi sağlanıyor. Hatta bu besin değeri yüksek atık sular, hurma ve zeytin ağaçlarının sulanmasında kullanılarak bitki gelişimine de katkıda bulunuyor.

Astaksantin üretimi ve kontrollü karides çiftlikleri

Negev Çölü'ndeki üretim sadece balıklarla sınırlı kalmıyor. Ülkenin güneyindeki tesislerde, sıcak ve tuzlu yer altı suyu kullanılarak karides de yetiştiriliyor. Denizden uzak bu çiftlikler, beyaz benek hastalığı gibi karides üretiminde ciddi kayıplara yol açabilen enfeksiyon riskini azaltıyor. Kontrollü üretim ortamı sayesinde hastalıkların üretime ulaşması engelleniyor. Bunun yanı sıra, Kızıldeniz kıyısındaki Eilat yakınlarında mikroskobik algler yetiştirilerek astaksantin adlı kırmızı pigment elde ediliyor. Yoğun ışık ve besin kısıtlaması gibi kontrollü stres koşullarında daha fazla astaksantin üreten bu algler, çiftlik somonlarının yemlerinde kullanılan önemli bir madde olarak değerlendiriliyor. Bu uygulamalar, tarıma elverişsiz görünen bölgelerde dahi doğru teknolojiyle sürdürülebilir üretim yapılabileceğini gösteriyor.