EKONOMİ
Yayınlanma : 08 Aralık 2025 05:34
Düzenleme : 08 Aralık 2025 11:46

İş dünyası nefes alamıyor: 'Gücümüz tükeniyor!

İş dünyası nefes alamıyor: 'Gücümüz tükeniyor!
Türk iş dünyası, yüksek faizler ve artan maliyetler nedeniyle 'gücünün tükendiğini' belirtiyor. TÜRKONFED Başkanı Sönmez, öngörülebilirlik eksikliği, finansmana erişim zorluğu ve yapısal reformların ertelenmesi gibi sorunlara dikkat çekerek

Türk iş dünyası, yüksek faizler ve artan girdi maliyetlerinin yarattığı baskı altında yılı kapatmaya hazırlanırken, 'Gücümüz tükeniyor' mesajı veriyor. 100 bini aşkın işletmeyi ve 7 milyon kişiye istihdam sağlayan Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, 2025'in beklentilerin aksine daha zorlu geçtiğini belirterek, 'Sorunlarımız büyüdü. İşletmelerin günlük nakit akışı yönetimi dahi güçleşti' dedi.

teknik yapı

EKONOMİNİN TEMEL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sönmez, Türk ekonomisinin temel sorununu 'üretim gücünü korurken öngörülebilirliği ve finansmana erişimi sağlayamamak' olarak tanımladı. Yüksek faiz ortamı, girdi maliyetleri ve sık değişen düzenlemelerin işletmelerin plan yapmasını imkansız hale getirdiğini vurgulayan Sönmez, dolaylı vergilerin yüksek payının gelir dağılımını ve rekabet eşitliğini bozduğunu ifade etti. Bu sorunlara çözüm bulunamamasının nedeninin ise geçici önlemlerle günü kurtarmaya odaklanılması olduğunu söyledi.

TASARRUF VE YAPISAL DÖNÜŞÜM VURGUSU

TÜRKONFED Başkanı, rasyonel politikalara dönüş yapıldığından beri ekonomi yönetimine destek verdiklerini ancak artık nefeslerinin yetmediğini dile getirdi. Ekonomiye duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin, sadece para politikasıyla değil, kurumların bağımsızlığı, yargının öngörülebilirliği ve eğitim-istihdam uyumunu güçlendirecek yapısal dönüşümlerle mümkün olacağını belirtti. Sönmez, 'Ekonomik istikrar, demokratik istikrarla yürür' diyerek, iş dünyasının reformların ertelenmemesini istediğini vurguladı. Kamu maliyesinde tasarrufa gidilmesi gerektiğini, temel harcamalar dışında kalan tüm kalemlerde tasarruf yapılmasının veya durdurulmasının şart olduğunu ekledi. Enflasyonun tek haneye düşmesinin tek başına çözüm olmadığını, fiyat istikrarı sağlansa bile üretim ve yatırım tarafında yapısal dönüşüm olmazsa bu kazanımın kalıcı olmayacağını söyledi. Asıl amacın, enflasyonla birlikte güven ortamını, öngörülebilirliği ve gelir dağılımında adaleti de tesis etmek olması gerektiğini belirten Sönmez, üretim merkezlerinin çeşitlendirilmesinin lojistik avantajlar sağlayacağını ve 'Fabrika yapan TOKİ' modelinin Anadolu'da hayata geçirilmesi gerektiğini önerdi. Türkiye'nin 1980'ler ve 1990'lardaki enflasyonist günlere dönmemesi için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini ifade eden Sönmez, 2026'nın 'ekonomide dengelenme yılı' olmasını beklediklerini ve yılın ikinci yarısından itibaren üretim ve yatırım iştahındaki toparlanmanın istihdama da yansımasını umduklarını sözlerine ekledi.