Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel jeopolitik gerilimlerin iş dünyası üzerindeki etkilerini ve enerji güvenliğinin stratejik önemini ele aldığı bir seminer düzenledi. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, enerji meselesinin artık sadece maliyet veya arz dengesiyle sınırlı olmadığını, ekonomik istikrar, sanayi rekabetçiliği ve sürdürülebilir büyümenin merkezinde yer alan stratejik bir kalkınma meselesi haline geldiğini vurguladı.

ENERJİ GÜVENLİĞİ: REKABETİN YENİ ANAHTARI
Özhelvacı, enerjiye erişimin güvence altına alınmadığı takdirde üretimin de güvende olamayacağını belirtti. Enerji maliyetlerinin öngörülemezliğinin, şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini ifade eden Özhelvacı, küresel gelişmelerin enerji konusunu bir "iş sürekliliği" ve "risk yönetimi" başlığına dönüştürdüğünü söyledi. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi düzenlemelerin, firmalar için enerji yönetimini kritik bir rekabet unsuru haline getirdiğinin altını çizdi.

JEOPOLİTİK GERİLİMLER YENİ BİR ENERJİ DÖNEMİ BAŞLATIYOR
Seminerde, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Kıdemli Enerji Analisti Yael Taranto, Türkiye'nin enerji dönüşümü sürecini küresel gelişmeler ışığında değerlendirdi. Taranto, pandemi sonrası tedarik zinciri kırılmaları, savaşlar ve bölgesel gerilimlerin enerji piyasalarında yeni bir paradigma oluşturduğunu belirtti. Enerji güvenliğinin artık yalnızca petrol ve doğal gazı değil; yenilenebilir kaynakları, enerji altyapısının dayanıklılığını ve karbon rekabetçiliğini de kapsadığını ifade etti. Özhelvacı, enerjiye erişim güvenli değilse, üretimin de güvenli olamayacağını ve enerji maliyetleri öngörülemez ise rekabet gücünden söz edilemeyeceğini vurguladı.
STRATEJİK GÜNDEM VE ORTAK AKIL VURGUSU
EGİAD'ın düzenlediği etkinlik, iş dünyasının enerji güvenliği perspektifini güçlendirmeyi, üyelerin stratejik karar alma süreçlerine katkı sunmayı ve ortak bir farkındalık yaratmayı hedefledi. Etkinlikte, enerji verimliliği yatırımları, yenilenebilir enerjiye erişim ve karbon ayak izinin azaltılması gibi konuların, şirketlerin küresel pazarlardaki konumunu doğrudan belirlediği ifade edildi. Taranto'nun sunumunda, Türkiye'nin enerji dönüşümünde sahip olduğu potansiyelin yanı sıra, dışa bağımlılık, fiyat oynaklığı ve regülasyon uyumu gibi kırılganlık alanlarına da dikkat çekildi.







