İran anlaşması Trump'ı ikiye böldü: CIA ve Dışişleri'nden sert eleştiriler

İran ile ABD arasındaki barış anlaşması mutabakatı, Trump yönetimini ikiye böldü. CIA ve Dışişleri Bakanlığı nükleer adımlar konusunda şüphelerini dile getirirken, diğer yetkililer anlaşmanın kırmızı çizgileri karşıladığını savunuyor.
İran ile ABD arasında atılan imza niteliğindeki barış anlaşması mutabakatı, Başkan Donald Trump'ın kabinesini derin bir anlaşmazlığa sürükledi. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, anlaşmanın ilk eleştirmenleri arasında yer alarak, İran'ın nükleer adımları atacağına dair şüphelerini dile getirdi.
KABİNEDE BÜYÜK BÖLÜNME
Pazar günkü açıklamadan önce Trump ve danışmanları arasında bir dizi üst düzey toplantı yapıldı. Axios'a konuşan ve konuya yakınlığı bulunan üç kaynağın aktardığına göre, duyurulan mutabakat zaptı, Trump'ın dış politika ve savunma ekibini ikiye böldü. İç görüşmelerde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth mutabakatı sert bir dille eleştirirken, Başkan Yardımcısı Vance ile ABD elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner metnin arkasında durdu. Bu kritik toplantılarda, İranlı yetkililerin kendi aralarındaki görüşmelerinin, arabuluculara ve ABD'ye söyledikleriyle çeliştiğini gösteren istihbarat raporları masaya yatırıldı.
İSTİHBARAT RAPORLARI ENDİŞE VERİYOR
Ratcliffe ve Rubio, mevcut istihbarata dayanarak İranlıların ABD'nin talep ettiği nükleer adımları atmayacağını düşündüklerini belirtti. Bu adımlar arasında zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından İran tesislerine teftişler yapılması ve İran'ın "asla nükleer silah elde etmeyeceğine" dair bir taahhüt bulunuyor. Barış görüşmelerinde ayrıca İran'ın nükleer programını 15 yıl askıya alması da konuşulacak. Bir kaynak, istihbaratın İran'ın niyetlerinin anlaşma kapsamındaki taahhütleriyle uyumlu olmadığını gösterdiğini ifade etti. Buna göre İran, uranyumunu saklayabilir ve gizli yeraltı tesislerinde zenginleştirme faaliyetlerine devam edebilir. Beyaz Saray'dan bir yetkili ise eleştirilere yanıt olarak, Başkan Trump'ın her konuda tüm görüşleri dinlediğini ancak nihai karar vericinin kendisi olduğunu vurguladı. Yetkili, mevcut mutabakatın İran'ın nükleer silah sahibi olmamasını, zenginleştirilmiş uranyumu elinde tutmamasını ve küresel enerji arzını rehin almamasını güvence altına alarak yönetimin tüm kırmızı çizgilerini karşıladığını belirtti. Trump'ın yalnızca "iyi" bir nihai anlaşmayı kabul edeceği sözlerine eklendi. Sürecin sonraki aşamalarını görüşmek üzere Vance, Witkoff ve Kushner'ın cuma günü İran Meclis Başkanı Muhammed-Bagır Galibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Pakistanlı ile Katarlı arabulucularla bir araya gelmesi bekleniyor. ABD'li üst düzey yetkililer, İran'ın tavizler konusunda ciddi olup olmadığının iki üç hafta içinde netleşeceğini belirtirken, Senatör Lindsey Graham ise İran'ın anlaşmaya bakışının ABD müzakere ekibinin iddialarından farklı olmasından endişe duyduğunu ifade ederek belgenin derhal kamuoyuna açıklanması çağrısında bulundu.
- 02:41Hint ormanlarında sürpriz misafir: Kaplan avında samur sürprizi!
- 02:31İran ve ABD, yeni görüşme turu için Cuma günü İsviçre'de buluşacak
- 02:21Trump'tan Netanyahu'ya şok sözler: 'Ben olmasaydım İsrail olmazdı!
- 02:10Almanya'da batarya üretimi 2025'te rekor seviyelere ulaşacak
- 02:00Arnavutluk'ta yerin altından servet fışkırdı: Madenciler şaşkınlık içinde kaldı





