Türkiye, nükleer güç Pakistan ile birlikte, Kızıldeniz'deki ticari seyrüsefer güvenliğini İran destekli Husilerin saldırılarına karşı korumayı amaçlayan Suudi Arabistan öncülüğündeki küresel koalisyon önerisine destek taahhüdünde bulundu. Bu karar, bölgede yeni bir savunma iş birliği döneminin kapılarını aralıyor.
BATI ASYA'DA GÜVENLİK YENİDEN TANIMLANIYOR
İngiliz basınının aktardığına göre, Perşembe günü Riyad'da düzenlenen ve Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı projesinin ele alındığı kritik toplantıda, Türkiye ve Pakistan'ın yanı sıra Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün ve Mısır gibi toplam 14 ülke ortak bir bildiriye imza attı. Bu bildiri, ülkelerin gruba olan desteklerini teyit etmelerine rağmen, henüz tam olarak netleşmemiş tüzük ve kurumsal yapıya sahip ittifaka resmen katılma konusunda bağlayıcı bir taahhütte bulunmadıklarını gösteriyor. Ancak bu durum, bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir değişimin habercisi olarak görülüyor.
STRATEJİK YAKINLAŞMA VE GELECEK PLANLARI
Ankara'nın bu kararı, özellikle Hamas'ın 2023'teki İsrail saldırısı sonrası gelişen jeopolitik gerilimler ve ABD'nin stratejilerine dair belirsizlikler göz önüne alındığında sürpriz olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır arasındaki dörtlü yapıda belirgin bir yakınlaşma yaşanıyor. Mart ayında Riyad'da başlayan bu yakınlaşma, İslamabad ve Antalya'da yapılan toplantılarla devam etti. Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi'nde faaliyet göstermesi planlanan ittifaka davet edilen ülkelerin büyük çoğunluğunun, ABD'nin niyetini daha net görmek adına karar vermek için ek süre talep etmesi dikkat çekici. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Sultan'ın Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile yapacağı görüşmelerde destek arayışında bulunması beklenirken, uzmanlar seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması için geniş kapsamlı bir koalisyonun şart olduğunu vurguluyor. Diplomatik kaynaklar ise Türkiye, Pakistan ve Mısır'ın doğrudan Husilerle savaşmayacağını, ancak caydırıcılık ve İsrail'in nüfuz alanını genişletmesine karşı ortak çıkarlarda buluştuğunu belirtiyor.







