Natuur & Milieu ile Hollanda Ekoloji Enstitüsü NIOO-KNAW tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, 205 resmi yüzme alanının yanı sıra 57 ek noktanın verilerini inceleyerek ciddi bulgular ortaya koydu.

Kimyasal kirlilik alarm veriyor
Araştırmada en çok sorun yaratan maddeler arasında PFOS ve PFAS grubu kimyasallar, PBDE türü alev geciktiriciler, cıva, tarım ilaçları ve yanma kaynaklı kirleticiler yer aldı. İncelenen noktaların yüzde 90'ında bazı maddelerin güvenli kabul edilen sınırlarının aşıldığı tespit edildi. Ayrıca, kirliliğin kaynağı bölgelere göre değişiklik gösteriyor; kırsalda tarım ilaçları, şehirlerde ise sanayi ve trafik kaynaklı kimyasallar öne çıkıyor.
Son 10 yıldaki değişim endişe verici
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de son 10 yılda meydana gelen değişim oldu. 2015 yılında incelenen suların yüzde 22'si kimyasal su kalitesi standartlarını karşılıyordu, ancak günümüzdeki 262 noktanın hiçbiri bu standartlara uygun değil. Araştırmacılar, kimyasal kirliğin değerlendirmelerde yeterince yer bulmadığını ifade ederek, bakteriler açısından güvenli görünen bir yüzme alanında kimyasal sınır aşımlarının olabileceğini vurguladı. Sonuçların, “bu sularda yüzmek doğrudan hastalığa yol açar” şeklinde yorumlanmaması gerektiği de belirtiliyor. Sağlık riski, kimyasal maruziyetin süresi ve miktarına bağlı olarak değişiyor. Ayrıca, bazı kirleticilerin uzun süreli maruziyette sinir ve hormon sistemine zarar verme potansiyeli bulunduğu ifade ediliyor. Hollanda Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü RIVM, PFAS bulunan sularda yüzmenin tek başına tehlikeli olmadığını, ancak tedbirler alınması gerektiğini belirtiyor.







