SAĞLIK
Yayınlanma : 15 Mayıs 2026 00:00

Hareketsizlik obeziteyi kapıda bekletiyor: Uzmanlar alarmda!

Hareketsizlik obeziteyi kapıda bekletiyor: Uzmanlar alarmda!
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, hareketsiz yaşam ve teknoloji bağımlılığının obezite riskini artırdığını, cerrahinin ise diyabet gibi kronik hastalıkları tedavi eden bir çözüm sunduğunu belirtti.

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, günümüz dünyasında fiziksel aktiviteden uzaklaşmanın obezite riskini ciddi şekilde artırdığına dikkat çekiyor. Çağın en büyük halk sağlığı sorunlarından biri haline gelen obezite, artık sadece gelişmiş ülkelerin değil, gelişmekte olan ülkelerin de ortak derdi.

sempati mobilya

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE OBUR ALIŞKANLIKLAR OBİTİ BİLEŞENİ

Doç. Dr. Güzel, obeziteyi 'vücutta ihtiyaçtan fazla alınan kalorinin yağ olarak depolanması' olarak tanımlarken, modern yaşamın getirdiği hareketsizliği öne çıkarıyor. Telefon, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun saatlerin, beraberinde tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklarla birleştiğinde obeziteyi kaçınılmaz kıldığını belirtiyor. Ulaşım araçlarının yaygınlaşması ve teknolojik kolaylıklar sayesinde daha az yürüdüğümüzü ve daha az enerji harcadığımızı vurgulayan Güzel, toplumumuzdaki spor yapma alışkanlığının zayıflığının da bu tablonun başlıca nedenlerinden biri olduğunu ekliyor.

CERRAHİ SADECE ZAYIFLAMAK İÇİN DEĞİL, SAĞLIK İÇİN BİR ÇÖZÜM

Obezite cerrahisinin sadece estetik kaygılarla değil, esas olarak sağlıkla ilgili olduğunu belirten Doç. Dr. Güzel, cerrahi müdahalenin ikincil hastalıkların önlenmesinde kalıcı bir çözüm sunduğunu dile getiriyor. Amaçlarının sadece kilo verdirmek olmadığını, diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve yürüme bozuklukları gibi aşırı kiloya bağlı gelişen kronik hastalıkları tedavi etmek olduğunu söylüyor. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisinden sonuç alamayan hastalar için cerrahinin en etkili seçenek olduğunu vurgulayan Güzel, ameliyat kararının kişiye özel değerlendirmeler ve vücut kitle indeksi (VKİ) kriterlerine göre verildiğini açıklıyor. VKİ'si 40'ın üzerinde olanların doğrudan operasyon adayı olduğunu, VKİ 35-40 arası olup ek hastalığı olanların ve VKİ 30-35 arası olup medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastalarına da cerrahi önerilebileceğini belirtiyor.

ÇOK YÖNLÜ YAKLAŞIM VE KAPALI AMELİYAT KONFORU

Ameliyat öncesi sürecin titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Güzel, hastaların kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikoloji, endokrinoloji ve anestezi gibi farklı alanlardaki uzmanlar tarafından detaylıca değerlendirildiğini belirtiyor. Ameliyatların genel anestezi altında ve laparoskopik (kapalı) yöntemle yapıldığını söyleyen Doç. Dr. Kerim Güzel, bu sayede hastaların daha hızlı iyileştiğini ve ameliyat sonrası diyetisyen desteği ile doktor kontrolündeki egzersiz programının başarının kalıcılığı için kritik önem taşıdığını ekliyor.