• middent dış kurban bayramı ilanı
  • satrıda dörüm bayram
DÜNYA
Yayınlanma : 25 Mayıs 2026 23:52

Güneş ve rüzgar gerektirmeyen dev santral, deniz ortasında maliyeti %80 azalttı

Güneş ve rüzgar gerektirmeyen dev santral, deniz ortasında maliyeti %80 azalttı
Kanarya Adaları açıklarında faaliyete geçen dünyanın ilk yüzer okyanus santrali, rüzgar ve güneş gerektirmeden 24 saat elektrik üretiyor, maliyeti %80 düşürüyor ve ada ülkeleri için içme suyu da sağlıyor.

İngiltere merkezli Global OTEC firması, rüzgar veya güneş enerjisine bağımlı olmadan, 7 gün 24 saat kesintisiz elektrik üretebilen dünyanın ilk yüzer okyanus santralini Kanarya Adaları açıklarında başarıyla devreye aldı.

sempati mobilya

Sıcaklık Farkıyla Elektrik Üretimi

'Okyanus Termal Enerji Dönüşümü' olarak bilinen bu yenilikçi teknoloji, okyanusun yüzeyindeki sıcak su ile derinlerdeki soğuk su arasındaki sıcaklık farkından yararlanıyor. Bu fark, özel bir sıvıyı buharlaştırarak türbinlerin sürekli çalışmasını sağlıyor. Geleneksel yenilenebilir enerji kaynaklarının aksine hava koşullarından etkilenmemesi, bu sistemi öne çıkaran en önemli özelliklerden biri olarak dikkat çekiyor. Ayrıca, enerji depolama bataryalarına ihtiyaç duymadan şebekeye sürekli enerji beslemesi yapabilmesi de büyük bir avantaj.

Maliyet Avantajı ve Ada Ülkelerine Çözüm

Şirketin, tesisi karaya inşa etmek yerine doğrudan okyanus üzerine kurma stratejisi, maliyetli boru hatlarının yüzde 80'ini ortadan kaldırarak projeyi ticari olarak uygulanabilir hale getirdi. Coğrafi ve iklimsel avantajları nedeniyle Kanarya Adaları Okyanus Platformu'nda (PLOCAN) hayata geçirilen bu proje, bölgeyi okyanus teknolojileri alanında önemli bir Avrupa merkezi konumuna taşıyor. Özellikle elektrik ihtiyacı için pahalı ve çevreyi kirleten dizel jeneratörlere bağımlı olan küçük ada ülkeleri için bu teknoloji, temiz enerji sağlamanın yanı sıra kritik bir yan fayda daha sunuyor: okyanus suyunu ayrıştırarak içme suyu üretimi. En sert tropikal fırtına ve kasırgalara dayanıklı tasarlanan bu yüzer santral, ada devletlerinin hem enerji hem de su krizlerine karşı çevreci ve sürdürülebilir bir çözüm olarak görülüyor.