• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 09 Ağustos 2026 05:40

Guam'da yılan istilasının genetik sırrı çözüldü

Guam'da yılan istilasının genetik sırrı çözüldü
Guam Adası'nda kahverengi ağaç yılanlarının istilasının ardındaki genetik sır, büyük yapısal varyasyonlar içeren gizli bir çeşitlilikle çözüldü. Bu adaptasyon yeteneği, türün adada hızla çoğalmasını sağladı.

Guam Adası'nda az sayıda kahverengi ağaç yılanının yol açtığı biyolojik yıkımın ardındaki genetik sır, bilim insanları tarafından aydınlatıldı. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, türün akraba eşleşmesi engeline takılmadan adaya nasıl yayıldığını ve hızla adapte olmasını sağlayan gizli genetik çeşitliliğini ortaya koydu.

Yılanların Adadaki Etkisi

Avustralya ve Pasifik adaları kökenli kahverengi ağaç yılanları, İkinci Dünya Savaşı sonrası askeri uçaklarla Guam'a ulaştı. Adada doğal düşmanlarının olmaması sayesinde hızla çoğalan bu tür, orman kuşlarının soyunu tüketmenin yanı sıra elektrik altyapısına zarar vererek kitlesel kesintilere neden oldu. Yoğunluğun bazı bölgelerde 2,5 kilometrekareye 30 bin birey düştüğü gözlemlendi. Normalde az sayıda canlıdan türeyen popülasyonların zamanla zayıflaması beklenirken, yılanların gösterdiği bu olağanüstü büyüme bilim dünyasında uzun süre merak uyandırmıştı.

Gizli Genetik Çeşitlilik Keşfedildi

Buffalo Üniversitesi ve ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) araştırmacıları, gelişmiş uzun okumalı DNA dizileme teknolojisini kullanarak yılanların genetik yapısını inceledi. Geleneksel yöntemlerin gözden kaçırdığı 19 binden fazla büyük yapısal varyasyon tespit edildi. DNA parçalarının kopyalanması, silinmesi veya yer değiştirmesiyle oluşan bu değişikliklerin, türe beklenmeyen bir adaptasyon yeteneği kazandırdığı belirlendi. Araştırmanın ilk yazarı Dr. Christopher Osborn, elde edilen verilerin istilacı türlerin anlaşılmasına ve soyu tükenme tehlikesi altındaki canlıların korunmasına yeni yaklaşımlar getirebileceğini belirtti. Bu genetik varyasyonların özellikle bağışıklık ve koku alma sistemleriyle ilgili genlerde yoğunlaştığı saptandı. Keskinleşen koku duyusunun, yüksek akraba oranına sahip bireylerin birbirini av yerine akraba olarak algılamasını sağlamış olabileceği değerlendiriliyor.