Financial Times (FT), Türkiye'de geçen eylül ayında yaşanan ve 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle sonuçlanan krizi "Fonzi" olarak adlandırarak mercek altına aldı. Gazete, yaklaşık 20 milyar dolarlık fonlarla ilgili şüpheli işlemlerin uzun süre devam ettiğini ve denetleyici kurumlara yapılan uyarıların sonuçsuz kaldığını belirtti.
Krizin kökenleri ve "Fonzi" kavramı
FT'nin John Paul Rathbone imzalı haberinde, olağanüstü getirilerin nasıl oluştuğu, hisse senedi fiyatlarındaki hareketler ve soruşturmaların kamu görevlilerine uzanan boyutu incelendi. 20 milyar dolarlık rakamın, tasfiye edilen fonların toplam varlık büyüklüğünü ifade ettiği vurgulandı. GlobalSource Partners'tan Atilla Yeşilada, “Yaşananların boyutu uluslararası alanda tam olarak anlaşılmış değil. Bu, Türkiye’de kamuoyunun en önemli gündem maddesi” dedi.
Uyarılar ve gözaltılar
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler konusunda yetkilileri defalarca uyardığını ancak dikkate alınmadığını iddia etti. Başak, Tera Grubu'na bağlı fonların getirilerini sorgulamasının ardından "yanıltıcı bilgi yayma" şüphesiyle gözaltına alınıp serbest bırakıldığını belirtti. Gazete, bu uyarıların neden sonuçsuz kaldığını sorguladı.
Meclis'ten uluslararası kurumlara uyarılar
FT, benzer uyarıların TBMM'de İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş tarafından Aralık 2025'te dile getirildiğini hatırlattı. Taş, sermaye piyasalarını "bataklık" olarak nitelendirip yatırımcıların zarara uğratıldığını öne sürerek yetkililerin neden harekete geçmediğini sordu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de daha önce benzer uyarılarda bulunduğu belirtilirken, AKP'li milletvekilleri piyasa bozucu faaliyetlerle mücadele edildiğini savundu. Finansal İstikrar Komitesi'nin de Aralık 2025'te şüpheli fiyat hareketlerini görüştüğü ve bazı portföy yönetim şirketlerinin ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketlerine neden olmasından endişe duyduğu aktarıldı. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI de haziran ayında yaptığı uyarıda, koordineli alım satım işlemlerinin fiyat oluşumunu bozabileceğini belirtti.
Tera Grubu ve şeffaf olmayan işlemler
Haberde, soruşturmaların merkezindeki Tera Grubu ve kurucusu Emre Tezmen'e geniş yer verildi. Tera'nın TLY kodlu fonunun 2025'te yüzde 4.233 getiri sağladığı, bu olağanüstü performansın arkasındaki işlemlerin ise birbirine bağlı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyonlar oluşturularak fiyatların yapay olarak yükseltilmesiyle sağlandığı anlatıldı. Bu durum, "pump and dump" olarak bilinen manipülasyon yöntemlerini akla getirdi. Coinradar kurucu ortağı Cenk Gültekin, “Büyük bölümü kamuya açıktı” diyerek şüpheli işaretlerin varlığına rağmen erken müdahalede bulunulmadığını söyledi.
Özata Denizcilik örneği ve bireysel yatırımcılar
FT, fon işlemlerini Özata Denizcilik hisseleri üzerinden örneklendirdi. Tera fonlarının, şirketin halka açık hisselerinin büyük çoğunluğunu alarak fiyatı beş ayda yüzde 1600 artırdığı, ancak fon krizi sonrası fiyatların sert düştüğü belirtildi. SPK, hisselerde manipülasyon şüphesiyle Emre Tezmen dahil 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Yatırımcı Alican Mordalga, fonların denetime tabi olmasına güvenerek yatırım yaptığını belirterek, “Fonlar denetleniyordu. Yeraltında yürütülen faaliyetler değildi” dedi.
Sistemik risk ve geniş çaplı soruşturmalar
Ağustos sonunda yapılan fiili dolaşım düzenlemelerindeki değişikliklerin yükseliş döngüsünü tersine çevirdiği, likidite sorunlarının yayılmasıyla piyasalarda sert değer kayıpları yaşandığı belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu alanın "karantinaya alındığını" ve sistemik risk bulunmadığını ifade etti. Soruşturmaların 400'den fazla kişi hakkında adli işlemle ve 100'den fazla kişinin tutuklanmasıyla sonuçlandığı, tutuklananlar arasında Borsa İstanbul eski başkanı, eski Cumhurbaşkanlığı danışmanı, eski Merkez Bankası başkan yardımcısı gibi isimlerin bulunduğu aktarıldı. FT, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı'ndan istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin, Özata Denizcilik hisse satışından elde ettiği geliri iade ettiğini ancak hukuka aykırı işlem iddialarını reddettiğini yazdı.
Yatırım ortamına etkiler ve güven kaybı
FT, fon krizinin Türkiye'nin yatırım ortamı üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. Son iki ayda borsanın yaklaşık üçte bir değer kaybettiği, net döviz rezervlerinin 30 milyar dolardan fazla azalarak 38 milyar dolara gerilediği belirtildi. Consello jeopolitik risk birimi yöneticisi Wolfango Piccoli, yaşananların birkaç kişinin eylemleriyle açıklanamayacağını, sistemdeki bir arızanın sonucu olduğunu savundu. FT, düzenleyici reformların güveni yeniden sağlayabileceğini ancak yüz binlerce yatırımcı açısından güven kaybının kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Yatırımcı Alican Mordalga, “Türk borsasına bir daha güvenip güvenemeyeceğimi bilmiyorum” dedi. Gazete, araştırmasını Ayyüce Türkeş Taş'ın Meclis'teki sorularını hatırlatarak tamamladı: "Yetkililer bu bilgilere sahipse neden zamanında harekete geçmediler? Bu, suça ortak olmak, bir suçu örtbas etmek değil mi?"









