Everest zirvesinde antik okyanus kalıntıları: Dağ hala büyüyor!

Everest'in zirvesinde bulunan antik deniz fosilleri, dağın milyonlarca yıl önce bir okyanus tabanı olduğunu kanıtlıyor. Levha tektoniği sayesinde yükselen dağ, her yıl milim milim büyümeye devam ediyor.
Dünyanın zirvesi Everest'in en yüksek noktası, milyonlarca yıl önce sular altında kalmış bir okyanusun tabanından başkası değil. Bilim insanları, Everest'in zirvesindeki kaya katmanlarında bulunan deniz fosilleriyle bu şaşırtıcı gerçeği ortaya koydu.

DENİZEL YAŞAMIN MİLYON YILLIK KANITI
Jeologlar, Everest'in zirvesini oluşturan Qomolangma Formasyonu'nun denizel tortul kayalardan oluştuğunu ve içinde antik deniz canlılarına ait fosilleri barındırdığını tespit etti. Bu fosiller arasında deniz zambakları, trilobitler (antik deniz böcekleri) ve mikroskobik deniz kabukluları bulunuyor. Yaklaşık 400 milyon yıl öncesine, Ordovisiyen Dönemi'ne tarihlenen bu bulgular, bir zamanlar bu bölgenin sıcak bir okyanus tabanı olduğunu kanıtlıyor.

LEVHA TEKTONİĞİNİN GÖRÜLMEMİŞ GÜCÜ
Bu olağanüstü dönüşümün arkasındaki ana etken ise Levha Tektoniği. Milyonlarca yıl önce, bugünkü Asya ve Hindistan kıtaları arasında Tetis Okyanusu adı verilen geniş bir deniz bulunuyordu. Hindistan levhasının Avrasya levhasına doğru yaklaşık 50 milyon yıl önce başlattığı çarpışma, okyanus tabanını sıkıştırıp kıvırarak gökyüzüne doğru yükseltti ve Himalayalar ile Everest'i oluşturdu. Bu devasa jeolojik hareket bugün de devam ediyor; Hindistan levhası hala Asya'nın altına doğru itildiği için Everest ve çevresindeki dağlar her yıl birkaç milimetre yükselmeyi sürdürüyor. Everest'in zirvesine ulaşan dağcılar, aslında milyonlarca yıl önceki bir okyanus tabanında yürüme deneyimini yaşıyorlar.
- 03:489 bin altın bulunan geminin sırrı nihayet ortaya çıktı
- 03:38Yazın serinlemek için şaşırtan yöntem: Sıcak su torbası!
- 03:28Dijon'daki tarihi kilisede şaşırtıcı mezar keşfi
- 03:18Çöl yosunlarının 'yalnız' sanılan dünyasında şok edici keşif: Mantarlarla gizli ilişki ortaya çıktı
- 03:08Gizemli geminin 30 yıl sonra çözülen altın sikkeleriyle dolu hikayesi






