GÜNDEM
Yayınlanma : 25 Kasım 2025 17:51

Enflasyonun karanlık yüzü: Toplumsal refahı nasıl sarsıyor

Enflasyonun karanlık yüzü: Toplumsal refahı nasıl sarsıyor
Başkan Ömer Gülsoy, enflasyonun toplumsal refahı tehdit ettiğini belirterek küresel ekonomik belirsizliklere ve KOBİ'lerin ihtiyaçlarına dikkat çekti.
Enflasyonun karanlık yüzü: Toplumsal refahı nasıl sarsıyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, enflasyonun sadece ekonomiyi değil, toplumsal refahı tehdit eden unsurların başında geldiğini ifade etti. Toplantıya KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Gülsoy, küresel ekonominin uzun süredir görülmemiş düzeyde belirsizlikler içerdiğini belirterek, artan jeopolitik riskler, ticaret savaşları, ekonomik bloklaşmalar, enerji ve gıda arzındaki dalgalanmalar ile iklim değişikliğinin etkilerinin dünya ekonomisini ciddi bir sınavla karşı karşıya bıraktığını vurguladı. Ayrıca, ABD’de yeni yönetimin korumacı adımlarının global tedarik zincirlerini şekillendirdiğini, Avrupa’daki büyüme görünümünün zayıf seyrettiğini ve Çin ekonomisindeki toparlanmanın gecikmesinin küresel talebi aşağı çektiğini belirtti. Uluslararası kuruluşların tahminlerine göre, küresel ekonominin potansiyel üretim seviyesinin altında büyüme devam edeceğini ve bu durumun dünya genelinde yavaşlamayı sürdüreceğini söyledi.

teknik yapı

KÜRESEL EKONOMİNİN BELİRSİZLİKLERİ

Gülsoy, böyle bir ortamda ülkelerin ve işletmelerin gelecek planlarını yeni ekonomik gerçekliklere göre şekillendirmesi gerektiğini ifade etti. İşletmelerin maliyet yapılarından üretim süreçlerine, yatırımlarından ürün çeşitliliğine, tedarik zincirlerinden müşteri portföylerine ve insan kaynaklarından satış-pazarlama stratejilerine kadar her alanı yeniden değerlendirmesinin zorunlu hale geldiğini belirtti. Önümüzdeki dönemin, verimliliğe odaklanan, rekabet gücünü artıran, üretkenliği destekleyen ve katma değeri yüksek ürünlere yönelen işletmelerin ayakta kalacağı bir dönem olacağını vurguladı. Ayrıca, enflasyonla mücadelenin sahiplenilmesi gereken bir hedef olduğunu söyleyerek, yüksek enflasyonun ekonomik dengeleri bozmanın yanı sıra toplumsal ahlakı, refahı ve gelir adaletini tehdit ettiğini açıkladı.

ENFLASYONLA MÜCADELE VE KOBİLERİN DURUMU

Gülsoy, ülkemizde hammadde fiyatlarındaki oynaklık, enerji maliyetleri, finansmana erişim sıkıntısı ve yüksek enflasyonun üretim ve yatırım kararlarını şekillendirdiğini belirtti. Orta Vadeli Ekonomik Programın ardından ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrarı güçlendirme çalışmalarını takip ettiklerini ifade etti. Enflasyonun kontrolü için uygulanan politikaların üretim kesiminde maliyetler oluşturduğunu belirterek, KOBİ’lerin finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve faiz oranlarının makul seviyelere inmesinin önemini vurguladı. Hükümetin yapısal adımlarını desteklediklerini ve para politikasının maliye politikaları, yatırım teşvikleri ile desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, 7 Kasım’daki Enflasyon Raporu’nda 2025 yılı enflasyon tahmininin yüzde 25-29’dan yüzde 31-33’e yükseltilmesini dikkat çekici bulduklarını ve bu güncellemenin politika faizindeki gevşeme sürecini olumsuz etkilememesini temenni ettiklerini belirtti. Kredi Garanti Fonu’nun ikinci 'Nefes Kredisi' paketinin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarılmasının iş dünyasının taleplerini karşıladığını ifade etti. Gülsoy, içinden geçilen dönemin tedbirli ve planlı bir iş modelini zorunlu kıldığını belirterek, iş dünyasının değişen ekonomiye uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Karamsarlığın üretimi olumsuz etkileyeceğini söyleyerek, Türk iş dünyasının birçok zorluğu aştığını ve kamu ile özel sektörün el ele vererek bu dönemi atlatacağını belirtti. Ayrıca, 2025 yılı Kasım ayında kurulan firma sayısını 187, kapanan firma sayısını ise 81 olarak açıkladı.