• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
OTOMOTİV
Yayınlanma : 30 Temmuz 2026 05:19

Elektrikli otomobil alırken batarya endişesi boşuna mı? En dayanıklı modeller ortaya çıktı!

Elektrikli otomobil alırken batarya endişesi boşuna mı? En dayanıklı modeller ortaya çıktı!
İkinci el elektrikli otomobillerde batarya ömrü endişeleri üzerine yapılan analiz, Kia e-Niro ve Hyundai Kona Electric gibi Koreli modellerin 100 bin km sonrası batarya sağlığında zirvede yer aldığını ortaya koydu. Tesla modelleri de dahil

İkinci el elektrikli otomobil pazarına adım atmayı düşünenlerin en büyük tereddütlerinden biri şüphesiz batarya ömrü. Ancak yapılan kapsamlı bir analiz, bu endişelerin pek çok model için aslında abartıldığını ve bazı elektrikli araçların 100 bin kilometreyi devirdikten sonra bile batarya kapasitelerinin yüzde 97'sinden fazlasını koruyabildiğini gösteriyor.

Elektrikli otomobil alırken batarya endişesi boşuna mı? En dayanıklı modeller ortaya çıktı! 1

BATIYOR MU DİYE DÜŞÜNENLERE KANITLI ANALİZ

İsveçli ikinci el elektrikli otomobil platformu Carla tarafından 2022-2026 yılları arasında toplanan 9 bin 954 bağımsız batarya testi incelendi. Bu çalışma, üreticilerin kendi verilerine değil, bağımsız AVILOO batarya testlerine dayanıyor ve yalnızca yeterli sayıda test edilmiş aracı bulunan modeller değerlendirmeye alındı. Önemle belirtmek gerekir ki, raporda geçen '10 bin mil' ifadesi, aslında 100 bin kilometreye denk geliyor ve karşılaştırmalar bu kilometreyi aşan araçların ortalama batarya sağlığı (SoH) üzerinden yapıldı. Batarya sağlığı, bir bataryanın ilk günkü enerji depolama kapasitesinin ne kadarını koruduğunu ifade eder; örneğin yüzde 97,25'lik bir SoH, yalnızca yüzde 2,75'lik bir kapasite kaybı anlamına gelir ve bu değer, anlık doluluk oranını gösteren şarj seviyesi (SoC) ile karıştırılmamalıdır.

KORELİLER ZİRVEDE, TESLA İKİNCİ SIRADA BİLE DEĞİL!

Araştırmanın en çarpıcı sonucu ise listenin başında Tesla'nın değil, piyasada uzun süredir yer alan iki Koreli modelin yer alması oldu. 64 kWh bataryaya sahip Kia e-Niro, 100 bin kilometreyi aştıktan sonra bile ortalama yüzde 97,25'lik batarya kapasitesini koruyarak zirveye oturdu. Bu, bataryadaki ortalama kapasite kaybının sadece yüzde 2,75 olduğu anlamına geliyor. Hemen ardından, benzer teknik altyapıya sahip 64 kWh bataryalı Hyundai Kona Electric yüzde 97,18'lik ortalama batarya sağlığı ile ikinci sırayı aldı. Üçüncü sırada ise daha yeni nesil 77,4 kWh bataryalı Kia EV6 bulunuyor; bu model 100 bin kilometre sonrasında batarya kapasitesinin yüzde 95,95'ini koruyarak yüzde 4,05'lik bir kayıp oranıyla dikkat çekiyor. Böylece ilk üç sıra tamamen Koreli elektrikli otomobiller tarafından dolduruldu. Özellikle Kia e-Niro'nun elde ettiği başarı, ultra hızlı şarj desteği olmayan ve daha eski bir mimariye sahip olmasına rağmen yeni nesil birçok modeli geride bırakmasıyla öne çıkıyor.

HER MODEL AYNI DEĞİL: BATARYA FARKLILIKLARI ŞAŞIRTIYOR

Araştırmaya dahil edilen ilk 20 modelin tamamı, 100 bin kilometrenin ardından batarya kapasitesinin en az yüzde 91'ini koruma başarısı gösterdi. Listenin son sırasında yer alan Volkswagen ID.3 bile bu kilometreyi aştıktan sonra batarya kapasitesinin ortalama yüzde 91,79'unu muhafaza etti. Araştırma, aynı otomobil modelinde kullanılan farklı bataryaların performansı önemli ölçüde etkileyebildiğini de ortaya koyuyor. Örneğin Polestar 2'nin CATL bataryalı versiyonu yüzde 94,35 batarya sağlığına ulaşırken, LG Chem bataryalı versiyonu yüzde 93,53'te kaldı. Benzer durum Tesla modellerinde de gözlemlendi; Model 3'te üretim yılına ve tesisine göre değişen CATL, LG Chem veya Panasonic üretimi bataryalar arasında 100 bin kilometre sonrasında 5 puandan fazla fark oluşabildiği belirlendi. Uzmanlar, bu farklılıkların temel nedenlerinden birinin daha muhafazakâr şarj stratejileri olduğunu belirtiyor. Kia e-Niro ve ilk nesil Hyundai Kona Electric gibi modellerin sıvı soğutmalı bataryalara sahip olması ve yaklaşık 80 kW'ın altındaki maksimum DC hızlı şarj gücü sunması, bataryada daha az ısı oluşmasına ve zamanla daha az yıpranmaya yol açabiliyor. Ancak Kia EV6'nın yüksek şarj hızlarına rağmen üçüncü sırada yer alması, tek açıklamanın bu olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, batarya ömrünü belirleyen en önemli faktörlerin batarya kimyası, termal yönetim sistemi, yazılım, kullanılabilir kapasite aralığı ve kullanıcıların şarj alışkanlıklarının birleşimi olduğunu vurguluyor. Filo yönetim şirketi Geotab'ın 22 bin 700'den fazla elektrikli araç üzerinde yaptığı ayrı bir çalışma ise yıllık ortalama batarya bozulmasının yüzde 2,3 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Geotab, bu orandaki artışın en önemli nedenlerinden birinin yüksek güçlü DC hızlı şarjın daha sık kullanımı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bataryaların uzun süre tam dolu veya çok düşük şarj seviyelerinde bırakılmasının da ömrü olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Araştırmanın İsveç gibi daha serin bir iklimde yapılmış olması da sonuçları etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor; zira yüksek sıcaklıklar lityum iyon bataryaların kimyasal yaşlanmasını hızlandırırken, serin iklimlerde kullanılan araçlar batarya sağlığını daha iyi koruyabiliyor.