• satrroıad dörüm
SAĞLIK
Yayınlanma : 14 Temmuz 2026 11:23

Diz protezi için 'biraz daha idare edeyim' demeyin, yaşam kalitenizi kaybetmeyin!

Diz protezi için 'biraz daha idare edeyim' demeyin, yaşam kalitenizi kaybetmeyin!
Uzmanlar, diz ağrılarında 'biraz daha idare edeyim' düşüncesinin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve doğru zamanda yapılan diz protezi ameliyatlarının hayat değiştirebildiğini belirtiyor.

Yaş ilerledikçe dizlerde başlayan ağrılar, günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. Yürümek, merdiven çıkmak gibi en basit eylemler bile zorlaştığında, doğru zamanda yapılan diz protezi ameliyatları kalıcı bir çözüm sunuyor. Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, bu ameliyatlarda en kritik noktanın hastanın yaşam kalitesi olduğunu vurguluyor.

YAŞAM KALİTESİ ÖNCELİKLİ

Diz ağrıları, toplumda 'yaşlılığın doğal sonucu' olarak görülse de, doğru müdahalelerle bu kader olmaktan çıkabiliyor. Özellikle kireçlenmenin (osteoartrit) yol açtığı bu durumda, eklem kıkırdağının yıpranması hareketleri ağrılı hale getiriyor. İlk aşamalarda ilaç ve fizik tedavi faydalı olsa da, Doç. Dr. Kaçmaz'a göre ameliyat kararı hastanın röntgen sonuçlarından çok, 'artık rahat yürüyemiyor, sosyal hayattan uzaklaşıyor ve ağrı kesiciler işe yaramıyor' noktasına gelip gelmediğine göre verilmeli. 'Biraz daha idare edeyim' düşüncesi, maalesef gereksiz bir yaşam kalitesi kaybına yol açıyor.

YAŞ DEĞİL, BEKLENTİLER ÖNEMLİ

'Diz protezi için erken mi?' sorusu yaygın bir tereddüt olsa da, asıl önemli olan ağrıyla yaşamak zorunda olunmadığı bilinci. Gelişen cerrahi tekniklerle başarı oranları yüksek. Doç. Dr. Kaçmaz, yaşın tek başına belirleyici olmadığını, hastanın genel sağlık durumu ve hayattan beklentilerinin çok daha önemli olduğunu belirtiyor. Ameliyat sonrası fizik tedavi süreci de kritik; hastalar genellikle kısa sürede ayağa kalkıp günlük aktivitelerine daha konforlu devam edebiliyor. Diz protezi, bir son çare olabilir ama doğru zamanda uygulandığında hayatı tamamen değiştirebilir. Amaç sadece ağrıyı dindirmek değil; hastanın bağımsızlığını ve hareket özgürlüğünü geri kazanmasını sağlamaktır.