• satrroıad dörüm
EKONOMİ
Yayınlanma : 12 Temmuz 2026 01:37

Depozito sistemi: Şişe başında üç katı maliyet mi?

Depozito sistemi: Şişe başında üç katı maliyet mi?
İklim Uzmanı Önder Algedik, Depozito Yönetim Sistemi'nin (DOA) tüketicilere ek maliyetler getirdiğini ve sistemin Almanya modelinden farklılaştığını belirtti.

İçecek ambalajlarının geri dönüşümünü artırmayı hedefleyen Depozito Yönetim Sistemi (DOA), İklim Uzmanı Önder Algedik tarafından mercek altına alındı. Algedik, sistemin göründüğü kadar basit olmadığını ve tüketiciler için ek maliyetler yarattığını savunuyor.

SİSTEMİN PERDE ARKASINDAKİ MALİYETLER

Algedik'e göre, DOA modeli, geleneksel depozito sistemlerinden farklı olarak hem tüketicilere hem de piyasaya ek yükler getiriyor. Tüketiciler, ürünün kendi fiyatı dışında iki farklı kalem üzerinden de dolaylı ödeme yapmak durumunda kalıyor. İlk olarak, ürün fiyatına eklenen 1 liralık depozito bedeli Türkiye Çevre Ajansı'na (TÜÇA) aktarılıyor. İkinci olarak, marketlerin sisteme entegrasyonu için yaptıkları makine ve altyapı yatırımlarının maliyeti de ürün fiyatlarına yansıtılıyor. Ayrıca, geri dönüştürülen cam, plastik ve alüminyum ambalajların ekonomik değeri de TÜÇA tarafından yönetiliyor ve bu da bir gelir kalemi oluşturuyor.

ALMANYA MODELİ İLE KARŞILAŞTIRMA VE ELEŞTİRİLER

Algedik, Türkiye'deki sistemi Almanya modeliyle karşılaştırarak önemli farkları vurguluyor. Almanya'da depozito süreci üreticiler ve perakendeciler arasında yürütülürken, devletin rolü daha çok düzenleyici konumda. Türkiye'de ise TÜÇA'nın sistemin merkezinde yer alması, süreci farklılaştırıyor. Almanya'da kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun yönettiği sistemin aksine, Türkiye'de farklı bir yapı kurulduğu belirtiliyor. Algedik, çevre politikalarının asıl amacının tek kullanımlık ambalaj tüketimini azaltmak olması gerektiğini, DOA'nın ise atık toplama odaklı olduğunu iddia ediyor. Bakanlığın "al kullan at devri bitti, al kullan dönüştür başladı" söyleminin, ambalaj üretimini azaltmaya yönelik bir hedef içermediğini öne süren Algedik, sistemin yalnızca cam, plastik ve metal ambalajları kapsaması ve diğer ambalaj türlerini dışarıda bırakması da eleştiriliyor. Sistemin mali kurallarının ve uygulama esaslarının büyük bölümünün Resmi Gazete yerine TÜÇA internet sitesinde yayımlanması ise bilgi kirliliğine yol açtığı düşünülüyor. Algedik, depozitolu ürün tüketiminin azaltılması ve belediyelerin kamusal içme suyu çeşmelerini yaygınlaştırması gibi önerilerde bulunarak, çevre politikalarının gelir değil, atık oluşumunu azaltmaya odaklanması gerektiğini vurguluyor.