• satrroıad dörüm
POLİTİKA
Yayınlanma : 24 Haziran 2026 10:02
Düzenleme : 24 Haziran 2026 10:22

ÇED kararlarının %89'u 'gerekli değil': Çevre mi, rant mı?

ÇED kararlarının %89'u 'gerekli değil': Çevre mi, rant mı?
Türkiye'de ÇED kararlarının %89'u 'gerekli değil' olarak veriliyor. Son 32 yılda incelenen projelerin sadece binde 1'i reddedildi. Bu durum, çevre koruma sisteminin rant kapısına dönüştüğü eleştirilerine yol açıyor. Bağımsız katılım ve sıkı

ÇED SİSTEMİ MERCEK ALTINDA: RANT MI, KORUMA MI?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 1993-2025 yılları arasındaki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararları, Türkiye'deki çevre politikalarının etkinliği hakkında çarpıcı veriler sunuyor. Son 32 yılda incelenen yaklaşık 94 bin 282 projenin yalnızca binde 1'i (%0,10) çevre açısından olumsuz bulunarak reddedildi. Bu durum, çevreyi koruma mekanizmasının işleyişini sorgulatıyor. İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, söz konusu rapora dikkat çeketi. 

sempati mobilya

 

'ÇED GEREKLİ DEĞİL' KARARLARININ AĞIRLIĞI

 

Rapora göre, söz konusu dönemde 8.794 projeye ÇED Olumlu Kararı verilirken, 83.925 projeye ise "ÇED Gerekli Değildir" kararı çıktı. Bu rakam, toplam kararların yaklaşık %89'unu oluşturuyor. Başka bir deyişle, Türkiye'de çevreye etkisi olabilecek projelerin neredeyse tamamı, kapsamlı bir çevresel değerlendirmeye tabi tutulmadan hayata geçirildi. Sadece 96 projeye ÇED Olumsuz Kararı verilmesi, çevresel denetim mekanizmasının ne kadar sınırlı kaldığını gözler önüne seriyor.

 

MÜCADELELERİN KÖKENİNDE ÇED SORUNU

 

Muğla'dan Artvin'e, Kaz Dağları'ndan Akbelen'e kadar yaşanan çevre mücadelelerinin temelinde bu ÇED anlayışının yattığı belirtiliyor. Maden sahalarının genişlemesi, ormanların kesilmesi, tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması ve su kaynaklarının tehdit altına girmesi gibi sorunlar, ÇED süreçlerinin çevreyi korumaktan ziyade yatırım projelerine hukuki meşruiyet kazandırma aracına dönüştüğünü düşündürüyor. İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, ÇED süreçlerinin bağımsız bilim insanları ve yerel halkın katılımıyla yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgularken, "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının istisna olması gerektiğini ifade etti.