• middent dış kurban bayramı ilanı
  • satrıda dörüm bayram
EKONOMİ
Yayınlanma : 27 Mayıs 2026 18:27

Demir-çelik sektöründe devrim: Yerli ve yeşil dönüşümle enerji canavarı tarihe karışıyor

Demir-çelik sektöründe devrim: Yerli ve yeşil dönüşümle enerji canavarı tarihe karışıyor
Türkiye, demir-çelik sektöründe yerli ve yeşil dönüşüm hamlesiyle enerji verimliliğini artırıyor. Eski nesil DC motorlar yerine yüksek verimli AC senkron motorlar geliştirilerek karbon emisyonları ve maliyetler düşürülecek.

Türkiye, demir-çelik sektöründe hem enerji verimliliğini artırmak hem de çevresel ayak izini küçültmek adına devrim niteliğinde bir hamle başlattı. Dünya Bankası desteğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen SAYEM 1833 - Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında, sektörün can damarı olan tahrik sistemlerinde yerli ve milli bir dönüşüm hedefleniyor.

sempati mobilya

YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MOTORLARI YERLİ ÜRETİLECEK

Bu stratejik programla, demir-çelik tesislerinde yaygın olarak kullanılan ve enerji verimlilikleri yüzde 82-88 civarında kalan eski nesil DC tahrik sistemleri yerine, yüzde 96,5 ve üzeri verimliliğe sahip, senkron motor tabanlı AC tahrik sistemleri geliştirilecek. WAT Motor'un yürütücülüğünde İstanbul Teknik Üniversitesi ve Analiz Motor, Yıldız Teknik Üniversitesi, Sönmez Trafo ve Genkor gibi kurumların iş birliğiyle hayata geçirilecek bu proje, hem enerji tüketimini hem de karbon emisyonlarını ciddi oranda azaltmayı amaçlıyor. Ayrıca, bakım ihtiyacının düşürülmesiyle işletme sürekliliği de artırılacak.

REKABETÇİLİK VE İHRACAT POTANSİYELİ ARTACAK

Program kapsamında sadece motorlar değil, aynı zamanda yüksek verimli endüstriyel sürücü platformları ve ağır hizmet tipi redüktör sistemleri de yerli imkanlarla tasarlanacak. Bu entegre yaklaşım, Türkiye'nin elektrikli tahrik sistemleri ve güç elektroniği alanındaki yetkinliğini artırırken, geliştirilecek ürünlerin küresel pazarlarda rekabetçi hale gelmesini sağlayacak. Özellikle Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaları karşısında, düşük karbon ayak izine sahip üretim teknolojileri ihracat için kritik önem taşıyor. Bu dönüşüm, Türkiye'nin sanayide yeşil hedeflerine ulaşmasına ve yüksek katma değerli üretim yapmasına büyük katkı sunacak.