• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 03 Eylül 2026 15:15

Citi raporu: Enflasyonist baskılar yapısal hale geldi

Citi raporu: Enflasyonist baskılar yapısal hale geldi
Citi Research'ün yeni raporu, Türkiye'de enflasyonist baskıların yapısal hale geldiğini ve iç talebin zayıflığının enflasyonu düşürmede yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Geleceğe yönelik enflasyon beklentilerindeki bozulma dikkat çekiyor.

Citi Research ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından yayımladıkları raporda, iç talepteki zayıflamanın enflasyonu düşürmede henüz etkili olmadığını ve enflasyonist baskıların yapısal bir nitelik kazandığını belirtti.

Beklentilerde bozulma sürüyor

Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yılı GSYH büyüme beklentisinin üst üste beşinci ayda gerilediği hatırlatıldı. Mart ayında yüzde 3,84 olan yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 3,1'e çekilse de, bu yavaşlamanın fiyatlara yansımasının sınırlı kaldığı vurgulandı. Geleceğe yönelik beklentilerdeki bozulmaya dikkat çekilen çalışmada, 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin son aylarda önemli ölçüde artış göstererek yüzde 23,69'a ulaştığı, 24 ay sonrası beklentilerin ise ilk kez yüzde 18 eşiğini aştığı kaydedildi. Bu durumun, kısa vadeli patikanın yanı sıra enflasyon beklentilerinin de zedelendiğini gösterdiği ifade edildi.

Mevcut tablo TCMB tahminlerinden zorlu

Ağustos ayında yıllık yüzde 31,51 olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), beklentilerin hafif altında kalsa da, bunun temel olarak giyim fiyatlarındaki ılımlı seyir ve gıda fiyatlarındaki sakin tablodan kaynaklandığı belirtildi. Buna karşın, çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık yüzde 30, hizmet enflasyonunun ise yüzde 40 civarında seyretmeye devam etmesi, ana enflasyon ivmesinde kayda değer bir iyileşme olmadığını gösteriyor. Citi analistleri, mevcut fiyat gelişmelerinin TCMB'nin son Enflasyon Raporu'nda öngördüğünden daha zorlu bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Para politikasında bir miktar gevşeme olarak nitelendirilen fonlama maliyetinin bir haftalık repo faiziyle eşitlenmesi, dezenflasyon yükünün büyük ölçüde döviz kuru üzerine bırakıldığı değerlendirmesine yol açtı. Şokların dönemsel olmaktan ziyade arz kaynaklı ve yapısal bir nitelik taşıdığı ifade edildi. Bu doğrultuda Citi, Eylül ayı PPK toplantısında politika faizinde bir değişiklik beklemiyor ve yılın ikinci yarısında faiz indirim alanının sınırlı olduğunu öngörüyor. Politika faizinin 2026'yı yüzde 35 seviyesinde tamamlaması beklenirken, enflasyonun ise yılı mevcut seviyelerine yakın, 2025 sonundaki yüzde 30,9'un hafif üzerinde bitirmesi öngörülüyor.