Tuna Nehri'nin iki kıyısında yer alan Budapeşte, tarihi yapılarıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 145 yıl Osmanlı yönetiminde kalan şehirde, bu dönemin izleri hamamlar ve Gül Baba Türbesi'nde belirgin bir şekilde görülüyor.
Osmanlı'dan miras hamamlar
Budapeşte'nin termal kaynaklarının kullanımı Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Osmanlı döneminde ise bu kaynaklar, hamam kültürüyle birleşerek farklı bir kimlik kazandı. Kentin altındaki 120 kaynaktan her gün yaklaşık 30 bin metreküp termal su çıkmaktadır. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Rudas ve Király hamamları, şehrin tarihi yapıları arasında öne çıkıyor. Rudas Hamamı, 1574 yılında Veli Bey tarafından inşa edilirken, Király Hamamı 1570 yılında Sokollu Mustafa Paşa döneminde açılmıştır.
Termal sular ve Gül Baba Türbesi
Budapeşte'nin en ünlü termal tesislerinden biri olan Széchenyi Kaplıcası, 1913 yılında faaliyete geçmiştir. Yıllık yaklaşık 2 milyon ziyaretçiyi ağırlayan tesis, 18 havuzuyla Avrupa'nın en büyük termal banyoları arasında yer alıyor. Bir diğer önemli termal yapı olan Gellért Kaplıcası ise şehrin kaplıca kültürüne büyük katkı sağlıyor. Budapeşte'de ayrıca Gül Baba Türbesi de bulunmaktadır. Bektaşi dervişi ve şair Gül Baba, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Budin'e gelmiş ve burada bir tekke kurmuştur. 1541 yılında hayatını kaybeden Gül Baba için inşa edilen sekizgen planlı türbe, Türk ve Macar hükümetlerinin ortak çalışmasıyla restore edilerek 1997 yılında yeniden açılmıştır.









