GÜNDEM
Yayınlanma : 25 Aralık 2025 12:03

Boşanma davası sürerken çekilen samimi fotoğraflar, mahkemeyi şaşırttı ve davayı reddetti

Boşanma davası sürerken çekilen samimi fotoğraflar, mahkemeyi şaşırttı ve davayı reddetti
İzmir'de bir boşanma davasında, çiftin dava sürerken çekilen samimi fotoğrafları mahkemece "affetme" delili sayıldı ve boşanma talebi reddedildi.

İzmir'de görülen bir boşanma davasında, davalı kocanın mahkemeye sunduğu samimi fotoğraflar, tarafların barışma niyetini gösteren somut deliller olarak kabul edildi ve davanın reddine yol açtı. Bu durum, mahkemelerin sadece iddialara değil, somut hayattaki davranışlara da önem verdiğini bir kez daha gösterdi.

teknik yapı

Mahkeme, samimiyet delillerini dikkate aldı

İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada, evlilik birliğinin sarsıldığı iddiasıyla eşine boşanma davası açan kadın, yargılama süreci devam ederken eşiyle barıştı. Davalı koca, eşinin kendisini affettiğini ve evliliklerinin devam ettiğini kanıtlamak amacıyla, bu süreçte çekilen samimi fotoğrafları ve özel anlara ait görüntüleri mahkemeye sundu. Mahkeme, dosyaya giren bu görselleri ve çiftin aynı evde yaşamaya devam etmesini delil olarak değerlendirdi. Kararda, sadece barışmak amacıyla bir araya gelmenin tek başına affetme anlamına gelmeyeceği belirtilirken, sunulan fotoğraflar ve çiftin uzun süreli birlikteliğinin "barış müzakerelerini aşan" bir durum oluşturduğu vurgulandı.

Sunulan deliller, boşanma talebini geçersiz kıldı

Mahkeme, fotoğraflarla belgelenen karı-koca ilişkisinin devam etmesinin, boşanmaya yol açan geçmiş olayların hoşgörü ile karşılandığını gösterdiğine hükmetti. Hukuken affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olayların artık boşanma gerekçesi olamayacağına karar veren mahkeme, davacı kadının boşanma talebini reddetti.

Avukat Ulu: Davranışlar, beyanlardan daha etkili olabilir

Boşanma davalarında tarafların sadece iddia ve savunmalarının değil, dava sürecindeki davranışlarının da hukuki sonuç doğurduğuna dikkat çeken Avukat Yasin Ulu, Türk Medeni Kanunu'ndaki "af" olgusuna vurgu yaptı. Ulu, "Mahkemeler, tarafların beyanlarından ziyade, somut hayattaki barışçıl eylemlerini esas alarak evlilik birliğini koruma yoluna gidebilmektedir" dedi. Dava sürerken eşlerin bir araya gelmeye devam etmeleri ve karı-koca ilişkisini sürdürmeleri, hukuken evliliğin devamı yönünde bir irade beyanı olarak kabul edildi.