POLİTİKA
Yayınlanma : 26 Şubat 2026 11:30
Düzenleme : 26 Şubat 2026 11:31

Bodrum'da laiklik tepkisi: Okullar ideolojik dayatmaların alanı değildir

Bodrum'da laiklik tepkisi: Okullar ideolojik dayatmaların alanı değildir
Bodrum'da laiklik tartışmaları kapsamında basın açıklaması yapıldı. Eğitim Sen, MEB'in okullardaki dini etkinlikleri teşvik eden talimatını ideolojik müdahale olarak nitelendirerek, okulların gerici dayatmaların alanı olmadığını vurguladı.

LAİKLİK TARTIŞMALARI ALEVLENDİ

Son dönemde Millî Eğitim Bakanlığı'nın okullarda başlattığı bazı uygulamalar, ülke genelinde laiklik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bu kapsamda Muğla'nın Bodrum ilçesinde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar, Bodrum Belediye Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı üyeleri ve İlçe Başkanı Tuna Işın'ın da destek verdiği etkinlikte, eğitimin laik ve bilimsel temellere dayandırılması gerektiği vurgulandı.

teknik yapı

EĞİTİM SEN'DEN TEPKİ: "İDEOLOJİK MÜDAHALE"

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Bodrum Temsilcisi Şükriye Akengin tarafından okunan basın açıklamasında, Millî Eğitim Bakanlığı'nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde yayımladığı ve okullarda dini içerikli etkinlikleri teşvik eden talimat, eğitim alanına yönelik "ideolojik bir müdahale" olarak nitelendirildi. Açıklamada, "Laik eğitim tasfiye edilemez, okullar gerici ve ideolojik dayatmaların alanı değildir" denilerek, bu tür uygulamaların laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışını zayıflattığı iddia edildi. Eğitim hakkının sistemli bir şekilde aşındırıldığı ve çocukların bilimsel eğitimden uzaklaştırılarak erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirildiği endişesi dile getirildi.

"ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TESLİM EDİLEMEZ"

Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada, okulların farklı inanç ve kimliklere sahip öğrencilerin eşit ve özgürce eğitim aldığı kamusal kurumlar olduğu hatırlatıldı. Devletin tüm inançlar karşısında tarafsız kalması gerektiği vurgulanan açıklamada, eğitim emekçilerinin "gönüllülük" adı altında sürece dahil edilmeye zorlandığı, öğretmenlerin mesai saatleri dışındaki yaşamlarına müdahale edildiği ve ideolojik programların uygulayıcısı haline getirilmek istendikleri öne sürüldü. Açıklamada son olarak, "Okullar ibadethane değildir. Okullar ideolojik dayatmaların alanı değildir. Okullar; laik, bilimsel, kamusal ve anadilde eğitimin güvence altına alındığı kurumlardır. Çocuklarımızın geleceği siyasal iktidarın ideolojik hedeflerine teslim edilemez." ifadeleri kullanıldı. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesinin sürdürüleceği belirtildi.