Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, küresel enerji piyasalarının ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Birol, korumacılığın ve bölgesel çatışmaların küreselleşmenin yerini aldığını, bu durumun enerji arz güvenliğini olumsuz etkilediğini vurguladı. Ona göre, arz güvenliği artık ucuz ürün bulmaktan ziyade güvenilirlik üzerine kurulmalı.
Hürmüz Boğazı'ndaki Krizin Etkileri
Şubat sonundaki savaşın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik aksaklıklarının küresel enerji piyasaları üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu dile getiren Birol, kaybedilen petrol ve doğal gaz miktarının tarihsel krizlerin toplamından daha fazla olduğunu ifade etti. Savaş öncesinde günde yaklaşık 25 milyon varil petrolün geçtiği boğazda bu rakamın 15 milyon varile düştüğünü ve bu durumun "vazo kırıldı" şeklinde yorumlanabileceğini belirtti. Boğaza olan güvenin ciddi şekilde sarsıldığını ve piyasaların yeniden istikrar kazanmasının zaman alacağını öngördü.
Stokların Tükenme Tehlikesi ve Gelecek Riskler
Petrol fiyatlarının 95 dolar civarında seyretmesinde UEA'nın piyasaya sürdüğü 400 milyon varillik stratejik petrol stoklarının etkili olduğunu ancak bu imkanların sonuna yaklaşıldığını belirten Birol, Rusya'daki rafinerilerin zarar görmesi ve büyük ihracatçı ülkelerin iç piyasalarını önceliklendirmesi nedeniyle dizel ve jet yakıtı arzında sıkıntıların arttığına dikkat çekti. Avrupa'nın Nijerya'dan aldığı ilave arzın da sona ermesiyle uçuş iptalleri, motorin sıkıntıları ve gübre tedarikinde sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Birol, gelecekteki enerji ticaretinin temel unsurunun "güven" olacağını, ülkelerin daha yüksek maliyetleri göze alarak güvenilir ortaklara yöneleceğini söyledi. Küresel enerji ve ekonomi gündemini Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu ve İran gerilimi ile ABD-Çin arasındaki teknoloji rekabetinin şekillendireceğini öngören Birol, Tayvan kaynaklı bir krizin de kritik mineraller ve teknoloji üzerinden yaşanabilecek ekonomik mücadeleler şeklinde ortaya çıkabileceğini ekledi.








